Gün Yüzüne Çıkarılmayı Bekleyen Mevlevī Āyin Mecmūʿaları
Gün Yüzüne Çıkarılmayı Bekleyen Mevlevī Āyin Mecmūʿaları
-Konya Mevlana 002188, 004598 ve 04835 Numaralı Mecmūʿalar Özelinde-
SEMA DİNÇ
Öz
Günümüzde tarih itibariyle en geriye götürebildiğimiz ve içerisinde āyin metinlerinin bulunduğu mecmūʿalar 17. yüzyıla aittir. Naʿtlar, ilāhīler, miʿrāciyyeler, āyinler ve diğer dinî türleri de içerisine alan bu mecmūʿalar her zaman müstakil bir konu odaklı olarak karşımıza çıkmamaktadır. Konya Koyunoğlu ve Konya Mevlâna Müzesi kataloglarında bulunan birbirinden farklı özelliklerde toplam 9 āyin mecmūʿası bulunmaktadır. Bu çalışmanın muhtevası ise Konya Mevlâna Müzesi’nde 002188, 004598 ve 004835 numaralarıyla kayıtlı bulunan üç mecmūʿadan oluşmaktadır. Çalışma, incelenen āyin mecmūʿalarının tümündeki fihristler, Mevlevī āyini sayıları, muhteviyatında hangi āyinlerin bulunduğu, bu āyinlerin bestekārları, makām, perde ve uṣūl gibi teknik ve ehemmiyetli verilerin mevcut olup olmadığı gibi konuları içermektedir. Aynı zamanda bu çalışma mecmūʿaların fiziksel özellikleri, ketebe kayıtları ve hususi notlarını da kapsamaktadır. Bu minvalde 002188 numaralı mecmūʿanın Muḥammed Ṣaʿīd tarafından 1864 tarihinde kaleme alınmış olma ihtimali araştırılmıştır. Ayrıca 004598 numaralı mecmūʿanın 1826 yılında Aḥmed Ḥamdi Efendi tarafından kaleme alındığı görülmüştür. 004835 numaralı mecmūʿanın ise Muḥammed Emīn el-Mevlevī tarafından 1866 tarihinde telif edildiğine dair kayıtlar ele alınmıştır. Ayrıca mecmūʿalarda ilk kez ortaya çıkacak ya da unutulmuş olan āyinlerin metinleri de burada incelenmiştir. Bunlardan en önemlisi mecmūʿalarda nadir olarak rastlanan ʿİsmet Aġa’nın Iṣfahān āyinidir. Güftesinin tamamına bu makalede yer verilmiştir. Bununla beraber Dede Efendi’nin Feraḥfeẓā āyin- i şerīfindeki güfte farklılıklarına değinilmiştir. Aynı zamanda 004835 numaralı mecmūʿadaki makām/perde kaydı bulunan āyinlerin incelemesi yapılmıştır. Tüm güfteler ve uṣūl ḍarblarının bulunduğu kısımlar karşılaştırmalı analiz yöntemiyle çalışılmıştır. Böylece bu üç mecmūʿanın bilinmeyen yönleri bahsedilen taraflarıyla ortaya çıkarılmış ve ilim dünyasına kazandırılmış olacaktır.
Anahtar Kelimeler: Türk Din Musikisi, Mevlevī Āyin Mecmūʿası, Konya Mevlâna Müzesi, ʿİsmet Aġa, Dede Efendi, Iṣfahān Āyin.
Mevlevī Āyin Majmūʿas Waiting to be Uncovered -Specifically Nos. 002188, 004598, and 04835 in the Konya Mevlana Collection
Abstract
Today, the majmūʿas that contain āyīn majmūʿas, the furthest we can go back in history, date back to the 17th century. These collections, which include naʿts, hymns, miʿrājiyas, āyīns and other religious genres, do not always appear to focus on an independent subject. There are a total of nine āyīn majmūʿas with different features in the catalogs of Konya Koyunoġlu and Konya Mevlana Museum. The content of this study is composed of three majmūʿas registered in Konya Mevlana Museum with numbers 002188, 004598 and 004835. This study includes topics such as the indexes in all the āyīn majmūʿas examined, the numbers of Mevlevi āyīns, which āyīns they contain, the composers of these āyīns, whether technical but important data such as maqām, pardah and uṣūl are available. It also includes the physical characteristics of the majmūʿas, their recordings and special notes. In this context, the possibility that the majmūʿa numbered 002188 was written by Muḥammed Ṣaʿīd in 1864 was investigated. It was also seen that the majmūʿa numbered 004598 was written by Ahmed Hamdi Efendi in 1826. Records indicating that the majmūʿa numbered 004835 was written by Muḥammed Emīn al-Mevlevī in 1866 were discussed. The texts of the āyīns that will appear for the first time in the majmūʿas or that have been forgotten are also examined here. The most important of these is ʿİsmet Aġa’s Iṣfahān āyīn, which is rarely seen in majmūʿas. Lyrics will be included in this article. In addition, the differences in Dede Efendi’s well-known Faraḥfezā āyīn are mentioned. The āyīns with pitch recordings in the majmūʿa numbered 004835 were examined. All the lyrics and the parts containing the rhythm patterns were studied with the comparative analysis method. Thus, the unknown aspects of these three majmūʿas have been revealed with the aspects we mentioned and brought to the world of science.
Keywords: Turkish Religious Music, Majmūʿa of Mevlevī Āyin, Konya Mevlana Museum, ʿİsmet Aġa, Dede Efendi, Iṣfahān Āyīn.
Giriş
Osmanlı dönemi musikisinin meşk yöntemiyle gerçekleştiği zaman dilimi denildiğinde 19. yüzyılın ikinci yarısında başlayan nota yazımından evvelki sürece gitmemiz gerekmektedir.[1] Ancak elbette meşk, notayla beraber nihayete eren bir aktarım metodu olmamıştır.[2] Eserler nota yoluyla kayıt altına alınıp mecmūʿalarda yer buluyor olsa da meşk yoluyla bu eserlerin öğretimi (ya da meşk geleneği) devam etmiştir. Nota yazımının yaygınlaşmaya başlamasıyla birlikte eserlerin notalarının yer almadığı güfte mecmūʿaları meşk yönteminin uygulamasında ihtiyaç duyulan yardımcı bir kaynak/unsur hâline gelmiştir. Bu anlamda daha çok hanendelere yardımcı olsa da bestekār ve sazendelere de katkı sağlayan mecmūʿalara her dönem ihtiyaç duyulmuştur.[3] Eserlerinin yaygınlaşması ve kalıcılığının artması bakımından bestekārlara, eserleri daha kolay öğrenebilmesi bakımından hanende ve sazendelere sunduğu kolaylıklar bu bağlamda örnek olarak verilebilir. Bu da musiki ile ilgilenen herkesin kabiliyetleri düzeyinde hafızalarında tutamadıkları ya da hatırlanmasına ihtiyaç duyulan uzun metinleri anımsatmak için güfte mecmūʿalarını meydana getirmiştir. Dolayısıyla yüzyıllar boyunca yazılan bu metinlerle külliyat sayılabilecek çoklukta mecmūʿalar ortaya çıkmıştır.
Mecmūʿalar, 15. yüzyıl öncesinde defter olarak bilinen sonrasında içinde şiir metinleri bulunan cönk türü defterler olarak tarif edilebilir.[4] Mecmūʿaların özelliklerine kısaca değinecek olursak yazar sayısı bir ya da birden fazla olabildiği gibi dinî ya da dinî olmayan şiirleri içerebilen eserlerdir.[5] Aynı zamanda konularına göre tasnif edilerek isimlendirilirler. Hadis, fetva, duʿāʾ, ilāhī, şarkı̣, mektup, hutbe, güfte, āyin, latife, ilaç bilgileri, fevāid ve şiir mecmūʿaları bunlara örnek olarak verilebilir.[6] Bu araştırmaya konu olan güfte mecmūʿaları da faṣıl, şarkı̣, Mevlevī āyini, naʿt, ilāhī, mevlid, miʿrāciyye, reġāibiyye, karma mecmūʿalar vd. gibi tasnife tâbî tutulmuşlardır.[7] Mürettipler mecmūʿalarının muhteviyatında kendi döneminin eserlerine yer vermektedirler. Güfteleri içeren defterlere güfte mecmūʿası denmektedir ancak bu defterleri şiir mecmūʿalarından ayırıcı bir vasıf vardır ki o da yazılmış olan şiirlerin bestelendiğine işaret edecek şekilde güfte yazarı, bestekārı, uṣūl, makām veya perde bilgilerinden birini kesinlikle bulundurmalarıdır.[8] Böylece bu mecmūʿalar bizlere musikiye dair veri sağlamış ve besteli eserlerin yapısal özelliklerini aktarmış olmaktadır.[9] Nitekim güfte mecmūʿaları[10] olarak sınıflandırılan ve içerisinde bestelenmiş eserlerin güftelerini bulunduran mecmūʿaların en belirgin özelliği mecmūʿa sahiplerinin bestesini hafızasına aldığı eserlerin güftesine müracaat etme maksadını taşımasıdır.[11] Dolayısıyla mürettibin yaşadığı çağın tüm eserlerini içermesi beklenemez.[12] Bu anlamda şiir antolojisi düşüncesinden ayrılarak musiki meclislerinde kullanılacak bir dokümana dönüşmüştür. Bu da aynı zamanda mürettibin musiki hafızasını, kişisel zevklerini ve muhiti hakkında bilgi edinilmesini sağlayan bir ayna vazifesi görmesini temin etmiştir. Zaman zaman bu durum güfte-makām ilişkisine de işaret eden bilgileri görmemizi temin eden bir hususiyet taşımaktadır.[13]
Bununla beraber bu metinler Osmanlı Döneminin sosyolojik yapısına dair ipuçları vermesi açısından tarihî belge kabul edilebilmektedir. Yakın zamanda bu mecmūʿalar verdikleri bilgilerin ehemmiyeti nedeniyle tarihî vesika ve resmî belgeler sonrasında ana kaynak kabul edilecek kadar önemli hâle gelmişlerdir.[14] Bu nedenle 1900’lerde bilgi taşıyan bir kaynak özelliğinde değerlendirilmeye başlanan güfte mecmūʿaları hakkında dikkat çekici çalışmalar bulunmaktadır.[15]
Günümüzde Mevlevīlik ve bu bağlamda ortaya çıkan Mevlevī āyini formu birçok kaynakta tafsilatıyla ele alındığından bu çalışmada ayrıca konu edilmeyecektir.[16]
Yöntem ve Sınırlılık
Bu çalışmada incelenen 002188,[17] 004598[18] ve 004835[19] arşiv numaraları ile kayıtlı 3 mecmūʿa biçim ve içerik analizi yöntemiyle ele alınmıştır. Her mecmūʿa öncelikle ciltleme, mühür, fihrist, sayfa sayısı ve yazım şekli gibi bilgiler bağlamında biçimsel olarak analiz edilmiştir. Bu esnada rastlanan tarihlendirme ve ketebe kaydı gibi telif tarihini içeren ya da mürettip bilgilerini içeren mecmūʿaların bu bilgiler ışığında tespitleri yapılmıştır. Örneğin yazı hattının türünün (tāʿlīḳ, nestāʿlīḳ, riḳaʿ vb.) bu manada tarihlendirme meselesini zaman zaman çözümlemede yardımcı bir öge olduğunu belirtmek yerinde olacaktır.[20]
İncelediğimiz āyin mecmūʿalarının biçimsel ve tarihsel özelliklerinin tespitinde müzik eserlerinin analizi ve diğer belgelerin ışığında yorum bilgisel bir tarih yazımı imkânı sağlayan tarihsel müzikoloji yöntemi kullanılmıştır. Bununla beraber āyinlerin fihristlerinin (mecmūʿalarda olanlarında) içeriklerine yer verilerek mecmūʿanın ihtiva ettiği āyinlerle mukayesesi yapılmıştır. Şeyḫ Gālib’in (1171-1757/1213-1799) mecmūʿasında olduğu gibi fihristte makām sıralamasına göre boşluklar bırakıldıysa bunlara da işaret edilmiştir.[21] Bu çalışmada mecmūʿalar araştırıldığı için yöntem olarak kullanılan kaynak taramalarının ardından mecmūʿalarda nadiren karşılaşılan āyinler hakkında karşılaştırmalı bir çalışma yürütülerek analizler yapılmıştır. Örnek olarak; ʿİsmet Aġa’nın (14./19.yüzyıl) mecmūʿalarda nadir görülen Iṣfahān Āyin-i Şerīf güftesine bu çalışmada yer verilecek ve aynı zamanda Ḥammāmīzāde İsmāʿīl Dede Efendi’nin (1191-1778/1262-1846) Feraḥfeẓā Āyin-i Şerīfi ile mecmūʿadaki āyinin güfte ve terennüm sazları farklılıklarıyla ve benzerlikleriyle ele alınmıştır. Mecmūʿalarda bulunan tüm āyinlerin yazımı incelenerek çoğunlukla güfte mecmūʿalarında takip edildiği üzere makām tertibine uyup uymadığı tespit edilerek tafsilatlı bilgiye yer verilmiştir. Āyinlerin ve selāmların başlıklarıyla birlikte terennüm sazların yazımına ve uṣūl veya perde kullanımına bakılarak bu konular hakkında detaylandırma yapılmıştır. Tüm bunlarla birlikte nadiren āyinlerin öncesinde ancak genel olarak sonrasında yer verilmiş olan[22] naʿtlara, rubailere ya da ilāhī ve duʿāʾlara ana hatlarıyla değinilmiştir.
Metnin içerisinde başlıklandırma yapılırken müze kayıtlarında yer verildiği şekliyle mecmūʿaların isimleri ve bilgileri yazılmıştır. Mecmūʿa hakkındaki bilgiler ve tespitler kendine ait olan başlık altında toplanmıştır.[23] Bununla beraber āyin listelerinin bulunduğu tablolar hazırlanmış ve buraya bestekār isimleri mecmūʿalarda yazıldığı şekliyle orijinalliği korunacak şekilde eklenmiştir. Bu listelerdeki bilgiler mecmūʿaların özelliklerine göre değişiklik arz etmiştir. Bununla beraber başlıklarda perde ve uṣūl kayıtları örneğinde olduğu gibi o mecmūʿaya has olan durumlar özel olarak incelenmiş ve ulaşılan bilgiler ışığında analizleri yapılmıştır. Mecmūʿaların āyin başlıklarında görülen isimlendirmeler hakkında her mecmūʿanın kendi bilgileri de ilgili başlıklara kaydedilmiştir.
- Konya Mevlâna Müzesi 002188 MEVLANA- Āyin Mecmūʿasının Fiziksel Özellikleri ve Muhtevası
Çalışmaya konu olan ilk Mevlevī Āyin Mecmūʿası, Türkiye Konya Mevlâna Müzesi 002188 Numaralı “Āyin Mecmuası” adı altında kayıtlı bulunmaktadır. Kütüphane kayıtlarında mürettibi yoktur. Aynı zamanda istinsah tarihine dair herhangi bir kayıt görülmemektedir. Nestāʿlīḳ yazı biçimiyle yazılmış olan metinde oldukça özenli tezhipli, altın bezemeli ve ser-levhalı bir fihrist mevcuttur. Mecmūʿanın cildi elden geçirilerek yeşil bir kâğıt ile kaplanmış olsa da ilk halinde kenarlarında altın bezemeler olduğu görülebilmektedir. Mukavva üzerine bez şeklinde bir kütüphane notu ile birlikte uzunluğu 21 cm, genişliği 12 cm. olarak not edilmiştir. Mecmūʿa 128 sayfa 64 varaktan müteşekkildir. Satır sayısı muhteliftir. İç kapak sayfalarında daha sonradan yazıldığı özensizliğinden ve kurşun kalemle yazılmasından belli olan iki başlık bulunmaktadır. “Rāst Āyin-i Şerīf” ve “Āyin-i Şerīf Mecmûası” yazmaktadır. İç kapakta ikisi yuvarlak biri kare olmak üzere üç farklı mühür bulunmaktadır. Yuvarlak olanlardan birinin Mevlâna Kütüphanesine ait olduğu tespit edilmiş olsa da yuvarlak ve kare biçime sahip olan diğer mühürler okunamadığı için kime veya neye ait olduğu tespit edilememiştir.[24] Ancak üzerindeki tarih .1281/1864 yılını göstermektedir. Bu mührün mecmūʿa sahibinin olup olmadığı kesin değildir. Mecmūʿanın çeşitli sayfalarında kütüphane mührüne de rastlanmaktadır.
Fihristte 108 bölme mevcuttur.[25] 67 sayfanın daha sonra doldurulmak üzere boş bırakılmış olabileceği ve yalnızca āyinlerin yazılmış olması düşünüldüğünde, mecmūʿanın hacimli bir mecmūʿa olması amacıyla yazılmaya başlandığı düşünülebilir. Fihriste makām adları yazılmıştır. Bununla birlikte yalnızca mecmūʿadaki āyinlerin olduğu sayfalar not edilmiştir. Yazılan makāmlarda āyin bulunmuyorsa o sayfalar boş bırakılarak ya da naʿtler yazılmak suretiyle devam edilmiştir. Fihristte bulunan makāmlar sağdan sola sırasıyla şunlardır: Rāst, Rehāvī, Sāzkār, Sūzidilārā, Rāst-ı cedīd, Neveser, Pençgāh, Nikrīz, Nihāvend, Sūzināk, Büzürg, & (boş) [26], Māhūr, Zāvil, Sūzidil, Ḥicāzkār, &, Dügāh, Ṣabā, Çārgāh, ʿUşşāḳ, Bayātī, Iṣfahān, Iṣfahānek, Ḥicāz, Hümāyūn, Nişābūr, Nişābūrek, Nevā, Ṣulṭānī ʿIrāḳ, Ḥüseynī, Ḥiṣar, ʿAcem, Gülizār, Feraḥnümā, Kūçek, Gerdāniye, ʿArażbār, Ṭāhir, Sipihr, Şehnāz, &, Bayātīʿarabān, Muḫayyer, Muḫayyersünbüle, &, &, Būselīk, Ṣabâbūselīk, Ḥicazbūselīk, Nevābūselīk, Ḥisarbūselīk,ʿAcembūselīk, ʿArażbārbūselīk, Gerdāniyebūselīk, ʿArabānbūselīk, Ṭāhirbūselīk, Şehnāzbūselīk, Evçbūselīk, Muḫayyerbūselīk, Kürdī, Zemzeme, Nevākürdī, ʿAcemkürdī, Gerdāniyekürdī, Zevk-u ṭarab, Muḫayyerkürdī, Segāh, Māye, Müsteʿār, Hüzzām, Vecḥ-i ʿarażbār, Hüzzâm-ı Ṣulṭānī, &, ʿIrāḳ, Bestenigār, Rāḥatü’l-ervāḥ, Dilkeşḫāverān, Hüzzām-ı Cedīd, Şevḳ-u cedīd, Feraḥnāk, Evç, Evcārā, &, &, &, &, &, &, Būselīkʿaşīrān, Hüseynīʿaşīrān, ʿAcemʿaşīrān, Şevḳ-u ṭarab, Şevḳefzā, &, Ḥicāzeyn, Nühüft, Sūzidil, Şeddiʿarabān, &, &, &, Yegāh &, &, &.
Resim 1. 002188 numaralı Āyin Mecmūʿası fihristi.

Mecmūʿada fihristte bulunan 87 makāmdan yalnızca 22 tanesinin āyin güftesi yer almaktadır. Buradaki 22 āyin-i şerīfin listesi aşağıdaki gibidir:
| Sayı | Makām | Āyin Bestekārı | Ekler27 |
| 1 | Rāst | Nāyī ʿOs̠mān Dede (ö. 1142/1729) | Şeyḫ-i Ġalaṭa |
| 2 | Ṣūzidilārā | Sultan Selim Han (1175-1761/1223-1808) | – |
| 3 | Pençgāh | Beste-i Ḳadīm | – |
| 4 | Nihāvend | Muṣāhib Aḫmed Aġa (ö. 1209/1794) | – |
| 5 | Dügāh | Beste-i Ḳadīm | – |
| 6 | Ṣabā | Dervīş İsmāʿīl | – |
| 7 | Çārgāh | Nāyī ʿOs̠mān Dede Şeyḫ | Şeyḫ-i Ġalaṭa |
| 8 | ʿUşşāḳ | Nāyī ʿOs̠mān Dede | – |
| 9 | Bayātī | Kūçek Dervīş Mustafa (ö. 1095/1684) | – |
| 10 | Ḥicāz | Nāyī ʿOs̠mān Dede Şeyḫ | – |
| 11 | Ḥicāz | Seyyīd ʿAbdürraḥīm Efendi (ö. 1769-1831) | Şeyḫ-i Mevlevīhāne-i Bāb-ı Cedīd |
| 12 | Ḥicāz | Seyyīd Aḫmed Aġa | Ez muṣāhibān-ı Sultan Selim Han Raḥimehullāh |
| 13 | Nevā | Dervīş İsmāʿīl-i Mevlevī | – |
| 14 | Ḥüseynī | Beste-i Ḳadīm | – |
| 15 | Ṣabābūselīk | Dervīş İsmāʿīl-i Mevlevī | – |
| 16 | ʿAcembūselīk | Şeyḫ ʿAbdülbâḳī Dede Efendi (ö. 1765-1821) | – |
| 17 | Segāh | ʿIṭrī (ö. 1123/1711) | – |
| 18 | Hüzzām | Dervīş İsmāʿīl | – |
| 19 | ʿIrāḳ | Şeydā Ḥāfıẓ Dede (ö. 1214/1800) | – |
| 19 | ʿIrāḳ | Şeydā Ḥāfıẓ Dede (ö. 1214/1800) | – |
| 20 | Bestenigār | Āmā Ṣādık Efendi (ö. 1212/1797?) | – |
| 21 | Bestenigār | Dervīş İsmāʿīl | – |
| 22 | Şevḳ-u ṭarab | Dervīş İsmāʿīl-i Mevlevī | – |
Tablo 1. 002188 numaralı Āyin Mecmūʿası āyin listesi
Mecmūʿalarda her zaman kesin bir makām sıra düzeni aramamak gerekse de āyin mecmūʿalarının genel özelliği olan makām sıralamasının bu mecmūʿada uygulanmadığı görülmüştür. Matbu mecmūʿalara kadar da çeşitli makām sıralamalarının yapıldığı bilinmektedir. Ḥāfıẓ Post (ö. 1105/1694) ve ʿIṭrī’nin yaygın olan fihrist düzenine benzer şekilde musiki üstatlarının, makāmları birbirleriyle kurdukları ilişkiye bağlı olarak sıraladığını bu āyin mecmūʿasındaki fihrist de bize göstermektedir. Bu durum özellikle III. Selim döneminden sonra ortaya çıkmıştır. Matbu mecmūʿalarda da bu durum korunmuştur.[27] Bu mecmūʿada ise Rāst perdesinde karar eden makāmlarla başlanmış, Segāh perdesinde karar eden makāmlar ve bunlarla irtibatlı olan makāmlarla devam etmiş sonunda Ḥüseynī ʿAşīrān, Yegāh perdesinde karar eden makāmlar ve Yegāh makāmıyla sona ermiştir. Burada fihrist dikkatle incelendiğinde mecmūʿa sahibinin 87 makāma yer verilen bu fihristin makām çeşitliliği dikkat çekmektedir. Diğer mecmūʿalarda yer almadığı görülen çokluktaki makām sayısı kendisinin makāmlara olan merakını, musiki algısını ve bu konudaki hassasiyetini ortaya koyması bakımından ipuçları vermektedir. Mevlevī āyinlerinin tümünü şamil bir mecmūʿa olması arzusu ve belki de yazılan makāmlarda āyinlerin bestelenmesine dair muhtemel bir emeli içerisinde barındıran bir fihrist olduğu düşünülebilir. Aynı zamanda bu çok sayıda makāmı içeren fihrist, kendi döneminin makām tertibatını ve makāmların varlığını göstermesi bakımından incelenmeye ve kıyas edilmeye müsait zengin bir alan açmaktadır.
Mecmūʿanın yazı düzeni incelendiğinde āyinlerin başlıkları, terennüm sazlar ve selām geçişleri kırmızı mürekkeple (sürhle) yazılırken āyinlerin ana metinleri siyah mürekkeple kaleme alınmıştır. Mükerrer ve semāʿī[28] gibi kalıplar da kırmızı mürekkeple yazılmıştır. Sayfa kenarlıkları altın yaldızlı olup āyinlerin yazılı olduğu sayfalarda başlıklar için ayrılmış sayfa üst bölmesi bulunmaktadır. Āyin sonları da klasikleşmiş olarak üçgen yapıyla sayfa ortalanarak bitirilmiş ve “tamām şod”[29] ifadesinin etrafı yaprak motifleri ve altın bezeme ile tezhiplenmiştir. Oldukça düzenli ve özenli yazılmış bir metindir.
Mecmūʿada bulunan āyin içeriklerinde ise Rāst ayin-i şerīften sonra 3 sayfa naʿt-ı şerīf yazılmıştır. Sūzidilārā āyin-i şerīfte selām aralarında uṣūller yazılmıştır ve bu āyinden sonra da yine 4 sayfa naʿt-ı şerīf kaleme alınmıştır. Pençgāh Āyin-i Şerīf sonrası Hz. Pīr’e (604-1207/672-1273) ait 7 sayfa gazel yazılmıştır. Nihāvend Āyin-i Şerīfte de bir önceki gibi perde ve uṣūl bilgisine yer verilmediği anlaşılmıştır. Hemen sonrasında 3 sayfa naʿt ve gazel görülmektedir. Dügāh ve Ṣabā Āyin-i Şerīflerde selām aralarında uṣūllerin yazıldığı tespit edilmiştir. Çārgāh, ʿUşşāḳ,[30] Bayātī ve 2 Ḥicāz Āyin-i Şerīfte uṣūller 2. ve 3. selāmlarda verilmiş ancak 4. selāmda usūl yazılmamıştır. 12. Āyin olan Seyyīd Aḫmed Aġa’nın Ḥicāz Āyin-i Şerīfinde sadece 3. selāmda uṣūl bilgisi verilmiştir. Nevā Āyin-i Şerīfte iki selāmda da uṣūl yazmaktadır ancak 14, 15, 16. ve 19. āyinlerde uṣūl bilgisi bulunmamaktadır. 17. Āyin olan
ʿIṭrī’nin Segāh Āyin-i Şerīfinde 3. selāmda uṣūl bulunmaktadır. Hüzzām ve Bestenigār Āyin-i Şerīflerde uṣūllere yer verilmiştir. Sonrasında ‘Efendimiz Ṣultān Veled’in’ başlığıyla niyāz ilāhīsinin sözleri 5 beyit halinde bulunmaktadır. Ardından diğer sayfada ‘Semāʿī’ başlığıyla Dinle Sözümü eseri 4 ḳıṭʿa olarak tamamen yazılmıştır. Ardından 22. āyin de uṣūl bilgisi olmaksızın kaleme alınmıştır. Devamındaki sayfalarda muhtelif konularda üç ḳıṣṣa bulunmaktadır. Menāḳıb-ı Şerīf başlığı ile bir yazı kaleme alınmış olup bir tane Hadīs̠ -i ḳudsī olduğu yazılan “Küntü kenzen maḥfiyyen fe aḥbebtü en uʿrafe fe ḫalaḳtü’l-ḫalḳa li uʿrafe bihī”[31] mevzū hadis ilave edilmiştir. Sonraki sayfada 5 beyitlik naʿt-ı şerīf ile Osmanlıca bir ḳıṭʿa eklenerek mecmūʿa sonlandırılmıştır. Toplam 128 sayfa olarak hazırlanmış bu mecmūʿanın 67 sayfası diğer makāmlardaki āyinler için boş bırakılmış görünmektedir. Ancak görünen o ki āyin bestelenmemiş olan makāmların dolduracağı bazı boş sayfalara naʿtlar yerleştirilmiştir. Diğer mecmūʿalar için de geçerli olacak şekilde yukarıda detaylı bir anlatımla bahsedilen āyin metinleri dışında şiirlerin ve diğer metinlerin bilgisi burada verilmeyecektir.
Āyin başlıklarında bestekār isimlerinin sonlarına çeşitli duʿāʾ ya da bestekārların bilinen isimlerine dair eklemeler yapıldığı görülmüştür. Sultan Selim Han’ın ismine ilaveten ‘ʿAleyhi’r-raḥmeh ve’l-Ġufrān’ duʿāʾsı eklenmiştir.[32] Fihristte görüleceği gibi özellikle birkaç isme dair vazife bilgisi verilmiştir. Bu noktada tarihlendirme hususunu dikkate aldığımızda Nāyī ʿOs̠mān Dede’nin[33] 17. yüzyılın sonunda (1698-1730) Ġalaṭa Mevlevīhānesi şeyhi olduğu bilinmektedir. Bununla birlikte ʿAbdürraḥīm Künhī Dede[34] de 1830-1831 yılları arasında Yenikapı Mevlevīhānesi şeyhliği vazifesinde bulunmuştur. Bir taraftan da āyin listesine bakıldığında Dede Efendi’nin[35] āyinlerinin de burada olması -ki vefatı 1846’dır- mecmūʿanın tarihini, bu tarihten sonrasına ait kılan unsurlar arasında sayılmalıdır. Mecmūʿada bulunan mührün tarihi 1864 olduğundan mecmūʿanın sahibinin Muḥammed Ṣaʿīd (19. yüzyıl) olması ihtimali değerlendirilmelidir.
- Konya Mevlâna Müzesi 004598 MEVLANA- Āyin ve Naʿt Mecmūʿasının Fiziksel Özellikleri ve Muhtevası
Çalışmaya konu olacak bir diğer mecmūʿa, Türkiye Konya Mevlâna Müzesi’nde bulunan 004598 Āyin ve Naʿt Mecmuası adı altında kayıtlı bulunmaktadır. Kütüphane kayıtlarında mürettip ya da tarih bilgisi bulunmamaktadır. Bordo deri ciltli altın yaldızlı işlemeli bir dış kapağa sahiptir. İç kapakta turkuaz kabartmalı parlak bir kâğıt kullanılmıştır. 17 Haziran 1959’da Ahmet Kalay’ın hediyesi olduğu notu bulunmaktadır. İç sayfalarda da çeşitli notlar bulunmaktadır. Sayfanın sağ üst kısmında Riḳaʿ hattı ile siyah mürekkeple yazılmış bu notta: “İzmir vilāyetinin Manisa sancāğında Demirci ḳazāsında Pāzār maḥallesinde Macarzādelerden ṭarīkat- ı ʿāliyye-yi Mevleviyye bendegānından Yenī ḳapı Mevlevīhāne muḥibblerinden maʿrūf Aḥmed Ḥamdi Efendi r. 20 Māyıs 1241.”[36] yazmaktadır. Yine aynı sayfada sol alt köşede aynı hatla: “Demircili Aḥmed Ḥamdi Efendi’nin Āyin-i Şerīf Mecmūʿası olduğu tetkik edilmiştir.” notu bulunmaktadır. Hakkında bilgi sahibi olamadığımız bu zatın mecmūʿanın mürettibi olma ihtimali bulunmaktadır. Bunun yanında güftelerin bittiği sayfada ise h. 1301/ m. 1883-1884 tarihi not düşülmüştür. Girişte yer alan notla eserin sonunda yazılı tarih arasında yaklaşık 58 yıllık bir fark vardır. Bir insan ömrü düşünüldüğünde başlangıç tarihi ve bitiş tarihi şeklinde anlamak mümkün olduğu gibi mecmūʿanın yazı hattında belirgin bir değişiklik olmamasına karşın başka bir zatın eline geçmiş olma ihtimali bulunmaktadır. Tüm bunlar mümkün olacağı gibi bu tahminlerin hiçbirinin doğru olmama ihtimalini de göz önünde tutmak ve daha detaylı tetkik etmek gerekmektedir.
Nesih hattıyla yazılmış olan metinde āyinlerin başladığı sayfada Mevlevī sikkesi de bulunan tezhipli bir serlevha bulunmaktadır.[37] Başlıklar, terennüm sazlar ve selāmlara geçişlerde hususi kısımlar ayrılarak başlıklandırma bölümleri kullanılmış. Oldukça düzgün bir hatta sahip olan bu mecmūʿada sayfa kenarlıkları da altın yaldızla cetvellenmiştir. Her sayfa 15 satır 2 sütundan oluşmaktadır. Bazı sayfalarda kırmızı mürekkeple yazılan başlıklar ve terennüm sazlar, okunamayacak derecede silik durumdadır. Başlangıçta yırtık bir sayfa olduğu görülmekte olup, dış kapak ve iç kapak haricinde toplamda 59 varak olduğu görülmektedir. Oldukça özenli ve tertipli bir mecmūʿada genellikle fihristlerin varlığından söz edilebilir. Ancak bu mecmūʿa bahsedilen özellikleri taşısa da fihrist bulunmamaktadır. Bununla beraber yırtık olan sayfanın varlığı orada fihrist bulunma ihtimalini akla getirmektedir.
Resim 2. 004538 numaralı Āyin ve Naʿt Mecmūʿasında bulunan serlevha.

Bu mecmūʿadaki toplam 26 āyin-i şerīfin listesi aşağıdaki gibidir:
| Sayı | Makām | Āyin Bestekārı | Uṣūl |
| 1 | Rāst | -39 | – |
| 2 | Sūzidilārā | Sultan Selim Han | Düyek |
| 3 | Nihāvend | Muṣāhib Aḫmed Aġa | Devr-i Revān |
| 4 | Pençgāh | Beste-i Ḳadīm | Devr-i Revān |
| 5 | Sūzināk | Necīb Efendi (ö. 1298-99/1883?) | |
| 6 | Ḥicāz | Nāyī ʿOs̠mān Dede Efendi | Düyek |
| 7 | Ḥicāz | Muṣāhib Aḫmed Aġa | Devr-i Revān |
| 8 | Ḥicāz | İsmāʿīl Efendi | Devr-i Revān |
| 9 | Ḥüseynī | Beste-i Ḳadīm | Devr-i Revān |
| 10 | Ṣabâbūselīk | Ser-müezzin Şehriyārī İsmāʿīl Efendi | Düyek |
| 11 | ʿAcembūselīk | Şeyḫ ʿAbdülbâḳī Dede Efendi | Devr-i Revān |
| 12 | Segāh | ʿIṭrī Efendi | Devr-i Revān |
| 13 | Dügāh | Beste-i Ḳadīm | Devr-i Revān |
| 14 | Çārgāh | Nāyī Şeyḫ ʿOs̠mān Dede Efendi | Devr-i Revān |
| 15 | Ṣabā | Ser-müezzin Şehriyārī İsmāʿīl Efendi | Devr-i Revān |
| 16 | ʿUşşāḳ | Nāyī Şeyḫ ʿOs̠mān Dede Efendi | – |
| 17 | Bayātī | Kūçek Dervīş Muṣṭafa Efendi | Devr-i Revān |
| 18 | Iṣfahān | Ser-müezzin Şehriyārī İsmāʿīl Efendi | Düyek |
| 19 | Ḥicāz | Şeyḫ ʿAbdürraḥīm Efendi | Devr-i Revān |
| 20 | Hüzzām | İsmāʿīl Efendi | Devr-i Revān |
| 21 | ʿIrāḳ | Şeydā Ḥāfıẓ Efendi | Devr-i Revān |
| 22 | Bestenigār | Ṣādık Efendi | Devr-i Revān |
| 23 | Bestenigār | İsmāʿīl Efendi | Devr-i Revān |
| 24 | Şevḳ-u ṭarab | İsmāʿīl Efendi | Düyek |
| 25 | Şeddiʿarabān | Muṣṭafa Naḳşī Dede (ö. 1269-70/1854) | Devr-i Revān |
| 26 | Feraḥnāk | İsmāʿīl Efendi | Devr-i Revān |
Tablo 2. 004538 numaralı Āyin ve Naʿt Mecmūʿasında bulunan āyin listesi
Āyin mecmūʿalarının genel özelliği olan makām sıralamasının kendi yüzyılına uygun bir biçimde Rāst kararlılardan başlayıp Yegâh ve hatta Feraḥnāk makāmı ile ʿIrāḳ perdesinde sonlandırıldığını görmekteyiz. Bir önceki mecmūʿanın fihrist özelliklerini belirtirken daha detaylı anlatıldığı üzere bu tertip 19. yüzyıl tertibine uygun görünmektedir. Ancak makāmlarda mürettibin tarzına dair istisnalar görülebilmektedir. İncelediğimiz diğer mecmūʿalarda olmayan bir āyin olan Selânikli Necip Efendi’nin Sūzināk āyininin güftelerinin burada yer alması önemli görülmektedir.[38] Nitekim bu āyin Öztuna’nın 2006 yılında baskısı yenilenen ansiklopedik eserinde dahi kayıp olarak gösterilmiş ancak yakın zamanda gün yüzüne çıkarılarak icrâ edilmeye başlanmıştır.[39]
Bu mecmūʿada uṣūl yazımına hususiyetle dikkat edilmiş görünmektedir. Her selāmın başında uṣūl yazılmış olup semāʿī kısmı da belirtilmiştir. Genel olarak 4. selāmlarda bilinen tekrarlı kısım da neredeyse her āyinde uzun uzun yazılmıştır. Ayrıca diğer mecmūʿalarda pek görülmeyen bir mesele de 4. selāmların başına uṣūlün eklenmiş olmasıdır.[40] Unutulan bazı lafzî terennümler sayfa kenarına kırmızı mürekkeple dikey bir şekilde eklenmiştir. Ancak her mecmūʿada olabileceği gibi birkaç küçük hata göze çarpmaktadır. Bunlar 23. āyinde selāmlarda eksiklik olması ve 19. āyinde 3. selām yerine 2. selāmın sehven yeniden yazılmış olması gibi örneklerdir. Aynı zamanda Şeddiʿarabān Āyin-i Şerīfin başlığı da yazılmamış yahut yarım kalmış görünmektedir.[41] Bu āyinin Naḳşī Dede’ye ait olduğu güfte incelemesi yapılarak bu çalışmada tespit edilmiştir. Tüm mecmūʿada daha önce bahsedilen makām ilaveleri gibi nedenler düşünüldüğünde düzen açısından olsa gerek yalnızca 2 sayfa boş bırakılmıştır.[42]
Āyinlerin sona erdiği bölümün sonrasında 12 tane kendi döneminde yaygın olarak bilinen naʿtlara yer verilmiştir. Ardından Hazreti Mevlāna Dost diye başlayan 11’i Farsça 3’ü Türkçe olan naʿtlar yer alır. Ancak ilkinde Ẕekāī Dede Efendi (1240-1824-25/1313-1897)’nin Rāst makāmında bir şuġul olarak da bestelediği ‘Elḥamdülillāhilleẕī sulṭānühū naʿtü’l-ezel’ diye başlayan Hz. Mevlâna’ya ait olan Arapça bu naʿtın 3. ve 4. beytinin derkenarında Pençgāh ve Çārgāh perde kayıtları mevcuttur.[43] Bu nadir durum da naʿtların döneminde okunuş hususiyetleri hakkında bir bilgi kaynağı niteliğindedir.[44] Mecmūʿadaki tek perde kaydı örneğidir. Segāh makāmında Devr-i Revān uṣūlünde olduğu belirtilen Niyāz İlahisi ve Yürük semāʿī yazılmıştır. Ḥüseynī makāmında Düyek uṣūlünde bir ilāhī (şuġul) ve Ḥicāz makāmında Düyek uṣūlünde bugün de bildiğimiz “Ey garip bülbül diyarın kandedir” güfteli ilāhī 8 beyit olarak ilave edilmiştir.[45] Mevlevīlik geleneğinde okunan ilāhīlere örnek olmaları bakımından önemli görünmektedir.
Āyin başlıklarında bestekār isimlerinin sonlarına çeşitli duʿāʾlar ya da bilinen isimlerine dair eklemeler yapıldığı görülmüştür. Çok uzun olmayan bu sıfatlara listede yer verilmiş olunmakla birlikte başlıklarda bir standart belirlendiği görülmektedir. Ancak bir tek Sultan Selim Han’dan sonra ‘Raḥimehullāh’ yazıldığı dikkate değerdir.[46] Çoğu mecmūʿada
bestekārlarının isimlerinden sonra hiçbirine yazılmayıp III. Selim Han’ın duʿāʾlarla yazılması padişah ve halife olmasının verdiği otorite, saygı ve ulviyet ile alakalı olduğu izlenimini uyandırmaktadır.
- Konya Mevlâna Müzesi 004835 MEVLANA- Āyin ve Naʿt Mecmūʿasının Fiziksel Özellikleri ve Muhtevası
Çalışmanın son mecmūʿası olarak ele alınan Mevlevī Āyin Mecmūʿası, Türkiye Konya Mevlâna Müzesi 004835 numaralı “Āyin ve Naʿt Mecmuası” adıyla kayıtlıdır. Kütüphane kayıtlarında mürettip ve tarih kaydı bulunmamaktadır. Ancak mecmūʿanın sonlarında Arapça bir kayıt var ki bu mecmūʿanın kime ait olduğunu göstermektedir. “Cemāziyülevvelin 10. günü perşembe günü 1283h. Muḥammed Emīn el-Mevlevī adıyla tanınan Ḥüseyin Ḥüsnü Bey’in torunu. Allāh ikisine de raḥmet eylesin.” notu miladi olarak 20 Eylül 1866 tarihine ait bir mecmūʿa olduğunu söylemektedir.[47] Ayrıca bu not āyinlerin bitirildiği sayfada bulunmaktadır.[48] Bununla beraber son sayfalarda eklenen Feraḥfeẓā āyin-i şerīf ve naʿtların sonunda bir kayıt daha bulunmaktadır. Bu da: “Bu naʿt-ı şerīf veyahut āyin-i şerīf mecmūʿası Konyalı Ḥācı Nāẓır Efendizāde Raḥīm Efendi bendelerinindir.” ifadeleridir.[49] Mürettipten sonra mecmūʿanın hamisi olan kişiler olduğu düşünülmektedir.
Mecmūʿa siyah deri ciltle kaplıdır. Tāʿlīḳ yazı biçimiyle hatta alınmış olan metinde tezyinatlı herhangi bir kısım bulunmamaktadır. Kitabın zahriyesinde Farsça ve Arapça mülemma beyit ve 3 ḳıṭʿa yazılıdır. 48 varaktan oluşmaktadır. İç kapakta 20 āyin makāmı ve sayfalarını içeren bir fihrist bulunmaktadır.[50] Bu mecmūʿa da fihristli mecmūʿalara örneklik teşkil etmektedir. 13 satırla yazılmış olan bu mecmūʿanın okunaklı ve muntazam bir hatla kaleme alındığını ifade etmek gerekmektedir. Aynı zamanda āyinlerde diğer mecmūʿalarda olduğu üzere terennüm sazlar ve başlıklar kırmızı mürekkeple geri kalan metinler siyah mürekkeple kaleme alınmıştır. Düz yazı şeklinde olan metinlerin mısra araları çiçek şeklinde ya da kırmızı nokta ile belirtilen durak işaretleriyle süslenmiştir. “Ey ki hezār āferīn bu nice sultan olur” beyitlerinin tamamı yazılmamış çoğunlukla ilā āhir ifadesi eklenmiştir.[51]

Resim 3. 004835 Āyin ve Naʿt Mecmūʿasında bulunan fihrist
Fihriste bakıldığında ‘Fihrist-i Āyin-i Şerīf” başlığı altında 20 makām adı ve sayfa sayısı görmekteyiz. Bunlara listede yer verilecektir ancak sıralamada aynı makāmdan olan Ḥicāz makāmındaki 3 āyin yerine fihristte bir yer ayrıldığı görülmektedir. Son 5 āyinin sıralaması hatalı görünmektedir. Sonrasında kalan 5 makāmlık bölmeler boş bırakılmıştır. İncelenen diğer mecmūʿalarda nadiren uṣūl ḍarblarının yazıldığına şahit olunmaktadır. Ancak bu mecmūʿada önemli görülecek bir diğer özellik fihristten sonraki sayfada āyinlerde kullanılan uṣūllerin ve ḍarblarının verilmiş olmasıdır.[52] Bu ûsuller ve ḍarblar “Āyin-i Şerīflerde Olan Uṣūlāt” başlığı altında sırasıyla şu şekildedir:
Devr-i Revān: Düm düm tek düm tek tek
Düyek: Düm tek tek düm tek
Evfer: Düm te ke düm tek tek
Devr-i Kebīr: Düm düm tek düm tek te ke düm tek tek düm tek = (tā hek) te ke te ke[53]
Frenkçīn: Düm düm düm düm te ke te ke te ke te ke
Aksak semāʿī: Düm te ke düm tek
Sengīn semāʿī: Düm tek tek düm tek[54]
Uṣūllerin selāmlarda kullanılış sırasına uygun yazıldığı görülmektedir.[55] Bununla birlikte uṣūllerin ana kalıplarının yazıldığı ve sürelerinin belirtilmediği gözlemlenmektedir. Bazı uṣūllerde görülen farklılıklar belirtilmiştir.
Aşağıdaki tabloda mecmūʿada bulunan 26 āyinin ve fihristte bulunan āyinlerinle uṣūlleri yazılmış olanların listesi karşılaştırmalı olarak verilecektir. Mecmūʿada bulunan 26 āyin-i şerīfin listesi aşağıdaki gibidir:
| Sayı | Makām | Āyin Bestekārı | Uṣūl | Fihrist |
| 1 | Rāst | Nāyī ʿOs̠mān Dede | Düyek | Var |
| 2 | Sūzidilārā | Sultan Selim Han | Düyek | Var |
| 3 | Nihâvend | Muṣāhib Aḫmed Aġa | Devr-i Revān | Var |
| 4 | Pençgāh | Āyin-i Şerīf-i Mevlevī | Devr-i Revān | Var |
| 5 | Dügāh | Āyin-i Şerīf | Devr-i Revān | Var |
| 6 | Ḥüseynī | Āyin-i Şerīf | – | Yok |
| 7 | Çārgāh | Nāyī ʿOs̠mān Dede | Devr-i Revān | Yok |
| 8 | Ṣabā | Mevlevī Dervīş İsmāʿīl Dede | Devr-i Revān | Var |
| 9 | Bestenigār | Dervīş İsmāʿīl | Devr-i Revān | Var |
| 10 | ʿUşşāḳ | Nāyī ʿOs̠mān Efendi | Devr-i Revān | Var |
| 11 | Bayātī | Kūçek Dervīş Muṣṭafā | Devr-i Revān | Var |
| 12 | Nevā | Dervīş İsmāʿīl | Devr-i Revān | Var |
| 13 | Ṣabābûselik | Dervīş İsmāʿīl | Düyek | Var |
| 14 | Ḥicāz | Nāyī ʿOs̠mān Efendi | Düyek | Var |
| 15 | Ḥicāz | Muṣāhib Aḫmed Aġa | Devr-i Revān | Var |
| 16 | Ḥicāz | Şeyḫ ʿAbdürraḥīm Efendi | Devr-i Revān | Var |
| 17 | Acembûselik | Şeyḫ ʿAbdülbâḳī Efendi | Devr-i Revān | Var |
| 18 | Iṣfahān | Dervīş İsmāʿīl | Düyek | Var[1] |
| 19 | Hüzzâm | Dervīş İsmāʿīl | Devr-i Revān | Var |
| 20 | Şevḳutarab | Dervīş İsmāʿīl | Düyek | Var |
| 21 | Segāh | ʿIṭrī | Devr-i Revān | Yok |
| 22 | ʿIrāḳ | Şeydā Ḥāfıẓ Dede | Devr-i Revān | Var |
| 23 | Bestenigār | Ṣādık Efendi | Devr-i Revān | Yok |
| 24 | Arabân | Şeyḫ Naḳşī el-Mevlevī | Yok | |
| 25 | Iṣfahān | ʿİsmet Aġa | Yok | |
| 26 | Feraḥfeẓā | –59 | Yok |
Tablo 3. 004835 Āyin ve Naʿt Mecmūʿasında bulunan āyin listesi.
Āyin mecmūʿalarının genel özelliği olan makām sıralamasının kendi yüzyılına göre bu mecmūʿada uygulandığı görülmektedir. Bununla birlikte aynı makāmda olan āyinlerin peş peşe sıralandığı da bilinen bir uygulamadır. Ancak Ṣādık Efendi’nin Bestenigār Āyin-i Şerīfiyle birlikte sıralamanın değiştiği görülmektedir. Bu durum oldukça dikkat çekicidir. Çünkü Şeyḫ Naḳşī Dede’nin Şeddi ʿarabān Āyin-i Şerīfi Korkmaz’ın tespitlerine göre ilk kez bu mecmūʿada görülmektedir.[57] Ancak bu konu bir başka çalışmada incelendiği üzere Ali Emiri Koleksiyonu AEMNZ758 Numaralı āyin mecmūʿasının 1844-1847 tarihleri arasında yazılma durumunu ortaya çıkardığı için tarihlendirme hususunda temkinli olunmalıdır.[58] Bu manada bu āyinle ilgili çalışma yapacaklar için bunlar önemli iki kaynak olarak nitelendirilebilmektedir. Bununla birlikte Ḥammāmīzāde İsmāʿīl Dede
Efendi’nin kaynaklarda yakın zamanlarda keşfedilen Iṣfahān Āyin-i Şerīfi[59] de bu mecmūʿada bulunmaktadır.[60] Mecmūʿanın en önemli görülecek yanlarından biri de son kısımlara doğru yazılmış olan ʿİsmet Aġa’nın āyininin de günümüzde unutulmuş olarak bahsedilen āyinlerden olmasıdır. ʿİsmet Aġa’nın Iṣfahān āyin-i şerīfi mecmūʿalarda ender olarak görülebilmektedir.[61] Ancak mecmūʿalar dışında daha önce rastlanmayan āyin güftesinin tamamıyla yazımına burada yer verilecek olması önem arz etmektedir.
- Selām
Yā Ḥabīballāh Resūl-i Ḫāliḳ-i yek-tā tūyī
hey hey yār hey dūst pīr-i men cānān-ı men
Ber-güzīn-i ẕül-Celāl pāk ü bī-hem-tā tūyī
hey hey yār hey dūst pīr-i men cānān-ı men
Nāzenīn-i Ḥażret-i Ḥaḳḳ ṣadr-ı bedr-i kāʾināt hey
Nūr-i çeşm-i enbiyā çeşm-i çerāġ-ı mā tūyī hey
Çün der şevī der-bāġ-ı dil mānend-i gül-i ḫoş-bū şevī hey
Çün ber perī sūy-i felek hem çün melek meh-rū şevī hey
Ger hem-çū rūġan sūzeded hod rūşenī gerdī heme hey
Ser hayl-i ʿışrethā şevī gerçi ziʿġam-ı çūn mū şevī hey
Ger ḫumār āred sudāʾī ber ser-i sevdā-yı ʿaşḳ hey
Der resed ḫālī meded ez ṣāfī-i ṣahbā-yı ʿaşḳ hey
Şems-i Tebrīzī er be-tābed ziʿāfitāb reşk-i Ḥaḳḳ hey
Ḳubbehā-yı mevc ḫīzed ān-dem ez deryā-yı ʿaşḳ hey
(Terennüm Nāy)
- Selām (Selām-ı Sānī)
Ey ʿāşıḳān ey ʿāşıḳān āmed geh-i vasl-ı likā
Āmed nidā ez āsumān key māh-rūyān eṣ-ṣalā
Ey muṭrıb-ı şīrīn-nefes her laḥẓa mī-cünbān ceres
Ey ʿaşḳ-ı zeyn ne ber-fürūs ber-cān-ı mā zen ey żiyā
Mecnūn-ı men maṭlūb-ı men merġūb-ı men maḳbūl-i men
3. Selām (Selām-ı Sālis)
Ḥicāb ez çehre-i be-guşāyī ki Sübḥānelleẕī esrā
Cemāl-i hˇīyş be-nümāyī ki Sübḥānelleẕī esrā
Ḥayātī dāde cānhā rā be-raḳṣ āverde dilhā rā
Ādemrā kerde sevdā-yı ki Sübḥānelleẕī esrā
Gürīzān şev be-ʿılliyyīn dilā Ṣalāḥu’d-dīn
Çü tū bī-dest u bī-pāyī ki Sübḥānelleẕī esrā
Semāʿī (Terennüm Nāy )
Ey ki hezār āferīn ilā āḫir (Terennüm Nāy)
Ḳaṣd-ı cefāhā ne-konī ver be-konī bā dil-i men
Vā dil-i men vā dil-i men vā dil-i men vā dil-i men
Ḳaṣd konī ber-ser-i men şād şeved düşmen-ı men
Ve ānki ez-īn ḫasta şeved yā dil i tū yā dil-i men
Vāle vü şeydā dil-i men bī-ser u bī-pā dil-i men
Vaḳt-i seḥerhā dil-i men refte be-her cā dil-i men
(Terennüm Nāy)
Ez Leylā-i ḫod Mecnūn şode-em
V‘ez ṣad Mecnūn efzūn şode-em
V‘ez ḫūn-ı ciger men çün şode em
- Selām (Selām-ı Rābiʿ)
Sulṭān-ı menī sulṭān-ı menī
Ender dil u cān īmān-ı menī
Der men bedemī men zinde şevem
Yek cān çi şeved ṣad cān-ı menī (Terennüm Nāy)
Mecmūʿada bestekār ismi bulunmayan Feraḥfeẓā āyin-i şerīf incelendiğinde güftesinin üçüncü selāma kadar Ḥammāmīzāde İsmāʿīl Dede Efendi’nin āyini ile birebir aynı olduğu görülmektedir. Ancak sonrasında küçük değişikliklere rastlanmaktadır. 3. selāmda aşağıda italik olarak belirtilen ilk beyit Dede Efendi’de ‘Dūş Mevlāna be hāb ender me-rā/ ṣūy-i bezm-i hīş mī zed es-ṣalā’ şeklinde farklıdır. Bir de Semāʿī kısmında bu mecmūʿada italik yazılan ‘Şerbetinin ḳaṭresin hem kim içer cürʿaṣın’ beyti fazladan bulunmaktadır. Bununla beraber Dede Efendi’de bulunan iki beyit de devamında bu mecmūʿada bulunan Feraḥfeẓā āyin-i şerīfinin güftesinde yer almaz. Terennüm sazlarda da çok küçük farklılıklar görülmektedir.[62] Dede Efendi’nin vefatına yakın zamanda bestelediği bilinen Feraḥfeẓā Āyinin mecmūʿalarda görülecek farklılıklar açısından daha detaylı ve mukayeseli olarak incelenmesi yerinde olacaktır. Burada farklılık görülen 3. selāmın güftesini ve terennüm sazlarını verilmiştir.
- Selām (Bende-i Sâlis)
Nüh felek der-i āşıkān rā bende bād āh belī yār-i men
Devlet-i īn ʿāşıḳān pāyende bād āh belī yār-i men
Perdehā-yı cān-fezā ber-dāşte āh belī yār-i men
Der Ḥicāz u Rāst u Segāh u Nevā āh Nevā
(Terennüm saz- Semāʿī)
Ey ki hezār āferin bu nice sulṭān olur
Ḳulu olan kişiler Ḫüsrev ü Ḫāḳān olur
Şerbetinin ḳatresin hem kim içer cürʿasın
Gönlü güher doluben sīnesi ʿummān olur
Her ki bugün Veled’e inanuben yüz süre
Yoksul ise bay olur bay ise sulṭān olur
(Terennüm saz)
Yār me-rā aġyār me-rā ʿaşḳ-ı ciger-ḫār me-rā yār yār yār (mükerrer)
Yār tūyī gār tūyī ḥˇāce-i nigehdār me-rā vāy
(Dede Efendi’nin āyininde burada ‘Nūḥ tūyī’ diye başlayan bir beyit daha bulunmaktadır.)
Nūr tūyī sūr tūyī devlet-i manṣūr tūyī
Mürġ-i kūh-i Ṭūr tūyī ḫaste be-minḳār me-rā Yār Yār Yār (mükerrer)
Āh ruʾyet çü gülzār laʿlet güher-bār
Cānī vü dil-dār dil rā nigeh-dār Yār Yār Yār
(Dede Efendi’nin āyininde burada ‘Ey yār-ı meh-rū’ diye başlayan bir beyit daha bulunmaktadır.)
(Terennüm sāz)
ʿAşḳest ber-āsumān perīden
Ṣad perde be-her nefes derīden
Goftem ki dilā mübāreket bād
Der ḥalḳa-i ʿāşıḳān resīden
Ey gülşen-i[63] bāġ-ı lā-yezālī
Ber çerḫ-i ṣafā meh-i kemālī
Īn meclis īn semāʿ-ı pūr-nūr
Ez Ḥażret-i tū me-bād ḥālī
Bir başka husus da mecmūʿada bulunan āyinlerin bazı selām başlıklarına hangi uṣūlde çalınacağı bilgisinin yazılmış olması ancak uṣūl bilgisi bulunan āyinlerin tamamında 4. selāmda uṣūle rastlanmamış olması durumudur. Ḥüseynī, Bestenigār (İsmāʿīl Dede) ve ʿArabān āyinde uṣūl bilgisi bulunmazken diğerlerinde eksikleri olsa da uṣūller selām başlarında yazılmıştır. ʿArabān āyinde selām ifadesi yerine “bend” kavramı kullanılmıştır.[64] Ḥüseynī āyinde “Dügāh āyin-i şerīfin selām-ı sānīsinden selām-ı rābiʿa kadar aynıyla ḳırāat oluna.” [65] notu bulunmaktadır. Bu durum bilinen bir husustur. Ancak “Ey ḳavm be ḥac” güftesinden başlayarak Pençgāh āyinle tamamlandığı da ifade edilmelidir.[66] Bunun gibi bir not da Ṣabābūselīk āyinin 2. selām başlığından sonra bulunmaktadır. “Nevā āyin-i şerīfinin selām-ı sānīsinden selām-ı rābiʿine kadar aynıyla ḳırāat oluna.”[67] ifadesi de bilinen bir meseleye işaret etmektedir.
Mecmūʿanın son 13 sayfasına kadar boşluk bulunmamakla birlikte 24. ʿArabān āyinden sonra 13 sayfa çeşitli başlıklarla naʿt-ı şerīfler yazılmıştır. Sonrasında Niyāz ilāhīsi ve Yürük Semāʿī’nin güfteleri bulunmaktadır. Ardından yukarıda yer verdiğimiz ʿİsmet Aġa’nın Iṣfahān āyini kaleme alınmıştır. Sonrasında ise yazı değişmiş ve Mesnevî’den “Ey ṣofu ehl-i ṣafâ” diye başlayan güfte ile İsmāʿīl Dede Efendi’nin de Segāh makāmında bestelediği besmele ile başlatılan bir ilāhī bulunmaktadır. Bu ilāhīnin beyit aralarına birtakım lafzi terennümler eklendiği de görülmektedir.[68] Ardından Feraḥfeẓā āyinin güftesi ve farklı bir hat ile Bāyezīd-i Bistāmī Ḥazretleri’nden (ö. 234/848 ?) Farsça bir beyit yer almaktadır.[69] 2 sayfa sonra mecmūʿanın kime ait olduğu kaydıyla beraber Hz. Mevlâna’yı öven Türkçe bir ḳıṭʿa ile mecmūʿa sona ermektedir. Āyin başlıklarında bir tek Sultan Selim Han’dan sonra ‘Raḥimehullāh’ duʿāʾsı eklenmiştir.
Bu mecmūʿayı özel kılan bir diğer husus ise 3 āyinin semāʿīlerinin başında makām kaydı bulunmasıdır. Bunlardan ilki ʿAcembūselīk’tir. ‘Ey ki hezār’ bölümünden evvel yani semāʿī kısmında ʿAcembūselīk kaydı bulunmaktadır.[70] Yine Şevḳ-u ṭarab āyinde aynı bölümde Hüzzām,[71] Segāh āyinde yine aynı kısımda Evç kayıtları bulunmaktadır.[72] Bu kayıtların doğruluğu incelendiğinde ʿAcembūselīk ve Segāh āyinin semāʿī kısmının kayıtlarla aynı olduğu ancak Şevḳ-u ṭarab āyinde Hüzzām başlanıp Segāhla bitirildiği söylenebilmektedir.[73] Bu da bu var olan makām kayıtlarının doğru olduğunu göstermektedir.
Sonuç
Bu makalede konu edilen Konya Mevlâna Müzesi’nde bulunan Āyin Mecmû’aları, tarihleri itibarıyla 19. yüzyılda kaleme alınmış görünmektedir. 002188 numaralı eser, Āyin mecmūʿası adıyla kayıtlara geçse de āyinlerle beraber şiirleri de bulundurmaktadır. Aynı şekilde 004598 ve 004835 numaralı Āyin ve Naʿt Mecmūʿaları da naʿtler, ilāhīler, duʿāʾlar veya hadisler gibi metinleri muhtevalarında taşımaktadırlar. Bununla birlikte bu üç mecmūʿanın kendine mahsus özellikleri bulunmaktadır.
İlk olarak ele alınan 002188 kayıt numaralı āyin mecmūʿası, Muḥammed Ṣaʿīd isimli ve 1864 tarihli bir mührü taşıdığından bu zatın mecmūʿanın mürettibi olabilme ihtimalini düşündürmektedir. Bu özellikli mecmūʿa oldukça özenle kaleme alınmış, tezhipli ve serlevhalı bir eserdir. Bununla birlikte kıymeti haiz görülen fihristli mecmūʿalar arasındadır. 108 bölmeli 87 makāmı içerisinde bulunduran ve titizlikle hazırlanmış olan bu fihrist mürettibinin musiki hâkimiyetini göstermesi bakımından çok kıymetli bulunmaktadır. Fihristte yer alan 87 makāmdan 22 adet āyini bu mecmūʿada görmekteyiz. 128 sayfalı olan bu mecmūʿanın 67 sayfası ileride yazılması planlanan āyinler için ayrılmış, bazıları ise başka metinlerle doldurulmuştur. İçerisinde özellikle selām başlarında uṣūl kayıtları bulunmaktadır. Mecmūʿadaki āyinlerin bestekārlarının vefat tarihleri ve āyinlerini besteledikleri tahminî tarihler düşünüldüğünde mühürdeki 1864 tarihinin doğru olabileceği ihtimali kuvvetlenmektedir.
İkinci olarak incelenen metin kütüphanede 004598 numarasıyla kayıtlı olan Demircili Aḥmed Ḥamdi Efendi’ye ait olduğu belirtilen mecmūʿadır. Notta yazdığı şekliyle Demircili Aḥmed Ḥamdi kendisini Yenikapı Dergâhı muhibbānı olarak tanımlamıştır. Mecmûanın burada verilen tarihi ise Rūmī olarak 20 Mayıs 1241, miladi olarak 1 Haziran 1826’dır. Daha çok 19. yüzyılın ikinci yarısına ait mecmūʿalarının çokluğu düşünüldüğünde bu özelliği ile tespit edilen erken tarihli mecmūʿalar arasında yerini alabilmektedir. Mecmūʿada Mevlevī sikkesi resmedilmiş olan tezhipli ve altın yaldızla bezenmiş bir serlevha bulunmaktadır. Bu tertipteki bir metin düşünüldüğünde, mecmūʿanın başından bazı sayfalara ait fotoğraflar bulunmadığından dolayı fihristinin olabileceği ancak bugün mecmūʿada mevcut olmayan ilk sayfalarda yer aldığı tahmini yapılabilmektedir. Sayfaları cetvelli ve iki sütunlu olacak şekilde düzenlenmiş, başlıklar için yer ayrılmış ve āyin sonları da tezhiple süslenerek belirtilmiştir. 118 sayfadan müteşekkil olan bu mecmūʿada 26 āyin bulunmaktadır. Bu āyinler arasında önemli olan bir husus henüz 2000’li yıllarda gün yüzüne çıkarılmış olan Selânikli Necīb Efendi’ye ait olan Sūzināk makāmındaki āyinin güftelerini içeriyor olmasıdır. Aynı zamanda āyinlerde uṣūl bilgilerine yer verilmiş ve āyinler dışında mecmūʿanın kayıtlı adında yazdığı üzere naʿtlar da kaleme alınmıştır. Tümüyle beraber bu mecmūʿadaki belki de en mühim husus yazılan bir naʿtın bazı beyitlerinin yanlarına perde kaydı düşülmüş olmasıdır. Naʿtlar hakkında günümüzde oldukça az malumat bulunduğu dikkate alındığında bu bilginin değerli katkılar sunacağı öngörülmektedir. Son olarak bu āyin mecmūʿasında Niyāz ilāhīsinin ve iki farklı ilāhīnin de makām ve uṣūlleriyle başlıklandırılmış olması incelenmeye açık ve dikkate değer bir husustur.
Çalışmanın son mecmūʿası olarak müzede 004835 numarasıyla kayıtlı olan āyin ve naʿt mecmūʿası incelenmiştir. Hüseyin Hüsnü Bey’in torunu olan Muḥammed Emīn el-Mevlevī adıyla tanınan bu zata ait olduğu düşünülen bir ketebe kaydı bulunmaktadır. Bu kayda göre mecmūʿa hicrî 1283 yılının Cemāziyülevvelinin 10’u olan perşembe gününde kaleme alınmıştır. Bu tarih de miladi olarak 20 Eylül 1866’ya tekabül etmektedir. Aynı zamanda bu mecmūʿanın hamisi olduğunu düşündüğümüz Konyalı Ḥācı Nāẓır Efendizāde Raḥīm Efendi bendeleri olarak bir kayıt daha mecmūʿanın sonlarına not edilmiştir. 96 sayfadan müteşekkil olan mecmūʿada sadelik göze çarpmaktadır. Bununla beraber yine fihristli olması açısından mühim bir eserdir. 20 makāmlı bir fihrist olmasına rağmen içerisine 26 āyin yazılmıştır. Āyinlerin başlıklarına uṣūl bilgileri yazılmıştır.
İncelenen bu son mecmūʿanın en önemli yanları ise kaynaklarda son zamanlarda keşfedilmiş olan Ḥammāmīzāde İsmāʿīl Efendi’nin Iṣfahān āyinini, mecmūʿalarda nadiren karşılaşılan ve henüz güftesi tam anlamıyla tespit edilmemiş olan ʿİsmet Aġa’nın Iṣfahān āyininin bu mecmūʿada bulunmasıdır. ʿİsmet Aġa’nın bu āyininin güftesinin ve terennüm sazlarının tamamına bu makalede yer verilmiştir. Aynı zamanda burada Dede Efendi’nin son bestelediği āyin olan Feraḥfeẓā’nın metninin özellikle 3. selāmdaki bazı farklılıkları tespit edilmiş ve incelenmiştir. Ṣabābûselik ve Ḥüseynī āyinlerde bugün bilinen uygulamalara dair notlar bulunmaktadır. Bu mecmūʿayı hususi kılan detaylardan biri bazı makām analizleri için gerekli olacak olan makām kayıtlarının bu mecmūʿanın ʿAcembūselīk, Şevḳ- u ṭarab ve Segāh āyin-i şerīflerinin semāʿī başlıklarında bulunmasıdır. Bununla ilgili mukayeseler ve incelemeler metin içerisinde yapılmış ve günümüzdeki makām analizleriyle uyumlu oldukları görülmüştür. Sonuç olarak mecmūʿalar tarandığında ender olarak karşılaşılan uṣūl ḍarblarının not edildiği ender örneklerden biri olarak dikkat çeker.
Fihristten hemen sonra āyinlerin selāmlarında kullanılış sırasına uygun olarak Devr-i Revān, Düyek, Evfer, Devr-i Kebīr, Frenkçīn, Aksak semāʿī ve Sengīn semāʿī uṣūllerinin ḍarbları yazılmıştır. Bunların günümüz ve kendi dönemindeki uygulamalarıyla mukayeseleri yapılmıştır.
Bu çalışmaya konu olmaları bakımından birçok hususiyet taşıyan bu mecmūʿalardan yola çıkılarak özellikle Mevlevī āyin mecmūʿalarının özelinde az miktarda araştırma olduğu tespit edilmiştir. Birçok mecmūʿanın kendi dönemine ışık tutacak, yeni bilgilere gebe ve kendi dönemine ışık tutacak ve mevcut bilgileri yeniden değerlendirmeye imkân sağlayacak unsurlar barındırmaktadır. Dolayısıyla bu çalışmanın ilim dünyasına katkı sunması ve tespitlerin yeni çalışmalara kaynaklık teşkil etmesi temenni edilmektedir.
KAYNAKÇA
“ʿĀyin ve Naʿt Mecmūʿası.” Konya, tsz. Mevlana, no: 004598.
“ʿĀyin ve Naʿt Mecmūʿası.” Konya, tsz. Mevlana, no: 004835.
“ʿĀyin Mecmūʿası.” Konya, tsz. Mevlana, no: 002188.
Behar, Cem. Aşk Olmayınca Meşk Olmaz. 2. baskı. İstanbul: Yapı Kredi Yayınları, 2003.
Benlioğlu, Selman. “Derkenarda Der-makâm: Bir İntikal Aracı Olarak Makam Kayıtlı Miʿrâciyye Yazmaları.” İSTEM 18:35 (2020): 73-95.
Dinç, Sema, ve Gökhan Coşgun. “19. Yüzyıla Ait Kayıp Âyinleri Muhtevi Bir Mecmua İncelemesi -Millet Kütüphanesi Ali Emiri Koleksiyonu AEMNZ758 Numaralı Āyin Mecmuası-.” Hitit İlahiyat Dergisi 22:1 (2023): 303-334. https://doi.org/10.14395/hid.1251865.
Dinç, Sema, Ahmet Çakır, ve Senem Arslan. “Dīnî Mûsikî Formu Olarak Miʿraciye ve Geçmişten Günümüze İcrāsı.” Geçmişten Günümüze Uluslararası Dinî Mûsikî Sempozyumu, 256-268. Amasya: Amasya Üniversitesi Rektörlüğü, 2017.
Erguner, Süleyman. “Osman Dede, Nâyî.” DİA, 33: 461-462.
Ezgi, Suphi. Nazarī-Amelī Türk Musikisi. C. I. İstanbul, 1933.
Gölpınarlı, Abdülbâki. Mevlānā’dan Sonra Mevlevīlik. İstanbul: İnkılāp Kitabevi, 2006.
Hatipoğlu, Emrah. “Mevlevîhâneler Döneminde Bestelendiği Tespit Edilmiş 46 Âyinin Makam ve Geçki Açısından Tahlili.” Doktora Tezi, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2010.
Haug, Judith. “Güfte Mecmuaları, Eser Kavramı ve Notasız Aktarım.” Osmanlı-Türk Müziğine Bakışlar: Tarih, Teori ve İcra, ed. Fikret Karakaya, içinde 189-204. İstanbul: Arkeoloji ve Sanat Yayınları, 2021.
Heper, Sadettin. Mevlevī Āyinleri. Konya: Konya Turizm Derneği Yayını, 1974.
İlhan, Ayşe. “XIX. Yüzyıla Kadar Olan Mevlevî Âyinlerinde Usūl-Vezin ilişkisi.” Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 36:1 (2009): 255-76.
Kam, Ruşen Ferit. Bestegār Şāir Nazīm – Hayatı, Eserleri Hakkında Tetkikat. İstanbul: Hilāl Matbaası, 1933.
Korkmaz, Harun. “İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi’ndeki Musiki Yayınlarının Kataloğu.” Yüksek Lisans, Tezi, İstanbul Üniversitesi İstanbul, 2014.
Korkmaz, Harun. “Türk Musiki Tarihinin Kaynağı Olarak Güfte Mecmuaları.” Doktora Tezi, İstanbul Üniversitesi, İstanbul, 2021.
Köroğlu, Nihat Ozan, ve Gamze Nevra Köroğlu. “Selānikli Necib Dede’nin Sūzināk Āyini’nin Birinci Selāmının Makam ve Geçki Bakımından Analizi.” Mukaddime 7:2 (2016): 393-406.
https://doi.org/10.19059/mukaddime.26907.
Meriç, Rıfkı Melûl. “Hicrî 1131 tarihinde Enderunlu Şairler, Hattatlar ve Musiki Sanʿatkārları Tezkiresi-Nāzımı: Kilārī Ahmed Refiʿ.” İstanbul Enstitüsü Dergisi 2 (1956): 139-68.
Öncel, Mehmet. “Dede Efendi (1846).” İslam Medeniyetinde Bilim Öncüleri -Musiki-, haz. Sema Dinç, içinde 194-97. İstanbul: Mana Yayınları, 2021.
Özcan, Nuri. “Abdürrahim Künhî Dede.” DİA. 1: 292.
Özcan, Nuri. “Mevlevî Âyini.” DİA. 29:464-66.
Özkan, İsmail Hakkı. “Güfte.” DİA, 14: 217-218. https://islamansiklopedisi.org.tr/gufte.
Özkan, İsmail Hakkı. Türk Mūsikīsi Nazariyatı ve Usūlleri Kudüm Velveleleri. İstanbul: Ötüken Neşriyat, 1984.
Öztuna, Yılmaz. “Güfte.” Türk Musikisi Ansiklopedisi, I/I:274. İstanbul: Milli Eğitim Basımevi, 1969.
Öztuna, Yılmaz. “Mecmua.” Türk Musikisi Ansiklopedisi, II:16. İstanbul: Milli Eğitim Basımevi, 1974.
Paçacı Tunçay, Gönül. Neşriyāt-ı Mūsikī Osmanlı Müziğini Okumak 1. C. 1. 2 c. İstanbul: Vakıfbank Kültür Yayınları, 2019.
Şeyh Galip. Şeyh Galip Mevlevi Āyinleri Mecmuası. İstanbul: Zeytinburnu Belediyesi, 2021.
Tanrıkorur, Cinuçen. Osmanlı Dönemi Türk Mūsikīsi. 4. Baskı. İstanbul: Dergāh Yayınları, 2016.
Uslu, Recep. “Türk Müziği Eğitim Tarihinde Güfte Mecmuaları ve İncelenme Esasları Üzerine Tespitler.” Müzikte 2000 Sempozyumu, 158-68. Ankara: T.C. Kültür Bakanlığı, 2001.
Uymaz, Türkân. “Kutbü’n-Nāyī Osman Dede (1730).” İslam Medeniyetinde Bilim Öncüleri – Musiki-, haz. Sema Dinç, içinde 163-67. İstanbul: Mana Yayınları, 2021.
Uzun, Mustafa İsmet. “Mecmua.” DİA, 28: 265-268.
[1] Gönül Paçacı Tunçay, Neşriyât-ı Mûsikî Osmanlı Müziğini Okumak 1, c. 1, 31.
[2] Genel bir bilgilendirme için bkz. Cem Behar, Aşk Olmayınca Meşk Olmaz.
[3] Sāzendelere sağladığı bu özel hususiyet için bk. Cem Behar, Aşk Olmayınca Meşk Olmaz, 39-41.
[4] Harun Korkmaz, “Türk Musiki Tarihinin Kaynağı Olarak Güfte Mecmuaları,” 9.
[5] Recep Uslu, “Türk Müziği Eğitim Tarihinde Güfte Mecmuaları ve İncelenme Esasları Üzerine Tespitler,” 162.
[6] Mustafa İsmet Uzun, “Mecmua.”
[7] Uslu, “Türk Müziği Eğitim Tarihinde Güfte Mecmuaları ve İncelenme Esasları Üzerine Tespitler,” 162; Korkmaz, “Türk Musiki Tarihinin Kaynağı Olarak Güfte Mecmuaları,” 35-112.
[8] Korkmaz, “Türk Musiki Tarihinin Kaynağı Olarak Güfte Mecmuaları,” 16.
[9] Örnek metin için bkz. Selman Benlioğlu, “Derkenarda Der-makâm: Bir İntikal Aracı Olarak MakamKayıtlı Mi‘râciyye Yazmaları:” 73-95; Sema Dinç ve diğerleri “Dînî Mûsikî Formu Olarak Mi‘raciye ve Geçmişten Günümüze İcrâsı,” 256-68.
[10] Yılmaz Öztuna, “Güfte”, içinde Türk Musikisi Ansiklopedisi; İsmail Hakkı Özkan, “Güfte.”
[11] Harun Korkmaz, “İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi’ndeki Musiki Yayınlarının Kataloğu,” 44.
[12] Behar, Aşk Olmayınca Meşk Olmaz, 39.
[13] Judith Haug, “Güfte Mecmuaları, Eser Kavramı ve Notasız Aktarım,” 200.
[14] Korkmaz, “Türk Musiki Tarihinin Kaynağı Olarak Güfte Mecmuaları,” 14; Yılmaz Öztuna, “Mecmua,” 16.
[15] Örnekler için bkz. Ruşen Ferit Kam, Bestegâr Şâir Nazîm ~ Hayatı, Eserleri Hakkında Tetkikat; Suphi Ezgi, Nazarî-Amelî Türk Musikisi, c. I; Rıfkı Melûl Meriç, “Hicrî 1131 tarihinde Enderunlu Şairler, Hattatlar ve Musiki San’atkârları Tezkiresi-Nâzımı: Kilârî Ahmed Refi‘,” 139-68.
[16] Bu konularda örnek eserler için bkz. Nuri Özcan, “Mevlevî Âyini;” Abdülbâki Gölpınarlı, Mevlânâ’dan Sonra Mevlevîlik; Cinuçen Tanrıkorur, Osmanlı Dönemi Türk Mûsikîsi.
[17] “ʿĀyin Mecmūʿası.,” Mevlana.
[18] “ʿĀyin ve Naʿt Mecmūʿası.,” Mevlana.
[19] “ʿĀyin ve Naʿt Mecmūʿası.,” Mevlana.
[20] Uslu, “Türk Müziği Eğitim Tarihinde Güfte Mecmuaları ve İncelenme Esasları Üzerine Tespitler,” 164-65.
[21] Şeyh Galip, Şeyh Galip Mevlevi Âyinleri Mecmuası, 12.
[22] Korkmaz, “Türk Musiki Tarihinin Kaynağı Olarak Güfte Mecmuaları,” 79.
[23] Girişte detaylarıyla bahsedilse de özet olarak mecmualar kendi başlıkları altında ana hatlarıyla şu şablona uyularak analiz edilmiştir: Mecmuanın fiziksel özellikleri, varsa fihrist ve içeriği, mecmuada bulunan āyinlerin tablosu, mecmuanın yazıdüzeni, āyinler hakkında analiz ve diğer mecmualardan farklılıkları.
[24] “Dergāh-ı Ḥażret-i müşārünileyh, Muḥammed Saʿīd (…) faḳīr ibn Ḥażret-i Mevlānā, 1281” gibi bir ibare yazmaktadır. Mühür tam okunamadığından şahıs tespit edilememiştir. Ancak 1864 yılına ait bir mühür olduğu görülmektedir. Bu konuda daha detaylı bir araştırma yapmak mümkündür.
[25] “ʿĀyin Mecmūʿası.,” 1/a-b.
[26] Bu işaretin bulunduğu yerlerde makam adları yazılmamış, fihristteki o bölme boş bırakılmıştır.
27 Ekler başlığında, mecmuada bulunan āyinlerin başlıklarına yazılan mahlaslar, sıfatlar ya da bestekārların görev bilgileri verilecektir.
[28] Bu konu hakkında detaylı bilgi için bkz. Korkmaz, “Türk Musiki Tarihinin Kaynağı Olarak Güfte Mecmuaları,” 200-205.
[29] Örnek için bkz. “ʿĀyin Mecmūʿası.,” 3/b.
[30] Örnek için bkz. “ʿĀyin Mecmūʿası.,” 6/a.
[31] Örnek için bkz. “ʿĀyin Mecmūʿası.,” 25/b.
[32] Ben gizli bir hazine idim. Bilinmek istedim, mahlûkatı yarattım. “ʿĀyin Mecmūʿası.,” 60/a.
[33] “ʿĀyin Mecmūʿası.,” 6/a.
[34] Bilgi için bkz. Süleyman Erguner, “OSMAN DEDE, Nâyî”; Türkân Uymaz, “Kutbü’n-Nâyî Osman Dede (1730)”, 164.
[35] Bilgi için bkz. Nuri Özcan, “Abdürrahim Künhî Dede.”
[36] Bkz. Mehmet Öncel, “Dede Efendi (1846),” 194-97.
[37] Bu tarih miladi olarak 1 Haziran 1826 tarihine tekabül etmektedir. ʿĀyin ve Naʿt Mecmūʿası., 004598, İç kapak/a.
[38] “ʿĀyin ve Naʿt Mecmūʿası.,” t.y., 1/a.
39 Bestekār ve uṣūl bilgisi kırmızı mürekkeple yazılmış ancak zamanla silinmiş görünmektedir.
[40] “ʿĀyin ve Naʿt Mecmūʿası.,” t.y., 8/b.
[41] Detaylı bilgi için bkz. Nihat Ozan Köroğlu ve Gamze Nevra Köroğlu, “Selânikli Necib Dede’nin Sûzinâk Âyini’nin Birinci Selâmının Makam ve Geçki Bakımından Analizi,” 393-406.
[42] Örnek için bkz. “ʿĀyin ve Naʿt Mecmūʿası.,” t.y., 3/a.
[43] “ʿĀyin ve Naʿt Mecmūʿası.,” 37/b.
[44] “ʿĀyin ve Naʿt Mecmūʿası.,” 6/a, 10/a.
[45] “ʿĀyin ve Naʿt Mecmūʿası.,” 48/b.
[46] Korkmaz, “Türk Musiki Tarihinin Kaynağı Olarak Güfte Mecmuaları,” 150.
[47] “ʿĀyin ve Naʿt Mecmūʿası.,” t.y., 56/b, 57/a.
[48] “ʿĀyin ve Naʿt Mecmūʿası.,” 3/b.
49 Daha önce bu mecmuayı kısmen incelediği görülen Korkmaz, tarihte hatalı bir okuma yapmış olacak ki 15 Cemāziyülevvel 1263 gibi tarihlendirmiş. Ancak yevmü’l-ḫamīs Perşembe’ye karşılık geldiği gibi s̠emāniye sayısı 8’e yani 1283’e tekâbül etmektedir. Bu bilginin bu mecmuayı çalışacak olanlar tarafından dikkate alınması gerekmektedir. Mecmualardaki tarihlendirmeler āyinlerin ve bestekarların önemli tarihlerini tespit için mühimdir.
50 ʿĀyin ve Naʿt Mecmūʿası., 004835, 33/a.
51 ʿĀyin ve Naʿt Mecmūʿası., 004835, 47/a.
52 “ʿĀyin ve Naʿt Mecmūʿası.,” 1/a.
53 Örnek için bkz. “ʿĀyin ve Naʿt Mecmūʿası.,” 4/b.
54 “ʿĀyin ve Naʿt Mecmūʿası.,” 1/b.
55 Özkan eserinde edvâr kitaplarında Mevlevîler’in tercih ettiği ḍarb kalıbını vermiştir. Bu mecmuadaki son 12 devirlik kısmında tâ hek vuruşundan evvel düm tek ḍarbları bulunmaktadır. Ancak Özkan bu kısmı düm düm ḍarbları olarak göstermiştir. İsmail Hakkı Özkan, Türk Musikisi Nazariyatı ve Usûlleri Kudüm Velveleleri, 753-755.
56 Yürük semāʿī ve sengīn semāʿī mertebe farkı ile ayrı isim almaktadır. Ancak Özkan, 6/4’lük mertebe Sengīn semāʿī ile 6/8’lik mertebede olan Yürük semāʿī’nin bugün karıştırıldığından bahsetmektedir. Özkan, Türk Musikisi Nazariyatı ve Usûlleri Kudüm Velveleleri, 621.
57 A. Başak, “XIX. Yüzyıla Kadar Olan Mevlevî Âyinlerinde Usûl-Vezin ilişkisi:” 260-61.
58 Mecmuada 2 tane Iṣfahān āyin vardır. Fihristte sayfa sayısı da olmadığından hangisine işaret ettiği anlaşılamamaktadır.
59 Bestekarı yazılmamıştır. Ḥammāmīzāde İsmāʿīl Dede Efendi’nin āyini olduğu düşünülmektedir.
60 Korkmaz, “Türk Musiki Tarihinin Kaynağı Olarak Güfte Mecmuaları,” 146.
61 Sema Dinç ve Gökhan Coşgun, “19. Yüzyıla Ait Kayıp Âyinleri Muhtevi Bir Mecmua İncelemesi -Millet Kütüphanesi Ali Emiri Koleksiyonu AEMNZ758 Numaralı Âyin Mecmuası-,” 315.
62 ʿĀyin ve Naʿt Mecmūʿası., 004835, 23/a, 24/a-b.
63 Dede Efendi’nin Iṣfahān āyin güftesi için bkz. Dinç ve Coşgun, “19. Yüzyıla Ait Kayıp Âyinleri Muhtevi Bir Mecmua İncelemesi -Millet Kütüphanesi Ali Emiri Koleksiyonu AEMNZ758 Numaralı Âyin Mecmuası-,” 326-29.
64 ʿĀyin ve Naʿt Mecmūʿası., 004835, 41/b, 42/a; 384. dipnota bilgi için bkz. Korkmaz, Türk Musiki Tarihinin Kaynağı Olarak Güfte Mecmuaları, 149.
65 ʿĀyin ve Naʿt Mecmūʿası., 004835, 44/b, 45/a.
66 Mecmuada üstü çizilerek bülbül yazılmıştır. ʿĀyin ve Naʿt Mecmūʿası., 004835, 45/a.
67 ʿĀyin ve Naʿt Mecmūʿası., 004835, 31/b, 32/a-b, 33/a.
68 “ʿĀyin ve Naʿt Mecmūʿası.,” 9/a-b.
69 Sadettin Heper, Mevlevî Âyinleri, 28.
70 “ʿĀyin ve Naʿt Mecmūʿası.,” t.y., 17/b, 18/a; Heper, Mevlevî Âyinleri, 232.
71 “ʿĀyin ve Naʿt Mecmūʿası.,” t.y., 43/b.
72 “ʿĀyin ve Naʿt Mecmūʿası.,” 44/b.
73 “ʿĀyin ve Naʿt Mecmūʿası.,” 23/a.
74 “ʿĀyin ve Naʿt Mecmūʿası.,” 26/b.
75 “ʿĀyin ve Naʿt Mecmūʿası.,” 28/a.
76 Emrah Hatipoğlu, “Mevlevîhâneler Döneminde Bestelendiği Tespit Edilmiş 46 Âyinin Makâm ve Geçki Açısından Tahlili,” 273-74.






