Türk Müziği’nin Yapısal Dönüşümü Üzerine
Müzikal kimlik dediğimizde aklımıza, bireyin ya da toplumun sevdiği, icra ettiği müzik türü gelir. Müziğin tek boyuta indirgenen bu perspektifi, Müzik Biliminin[1] gelişimi ile genişlemiştir.
Müzik toplum bağlamlı, sosyo-kültürel fenomendir. Kültürel kimlik direkt İnceleneceği gibi, bir ögesinden yola çıkılarak ta ele alınabilir. Kimlik[2], kendimizi ait hissettiğimiz grubun içinde tanımlanmamızdır. Müziğin tanımlanması, anlamlandırılması bize toplumun kültürel yapısı hakkında bilgi verir. Bu nedenle müziği incelemek, toplumu incelemek anlamı taşır.
Müziğin bugüne gelinceye kadar geçirdiği evreler, aynı zamanda kültürel yapının değişikliği hakkında bilgilenmemizi sağlar. Kültür durağan değil, değişen, gelişen hatta yaşayan[3] dinamik bir süreçtir. Devamı »



Neyzenliğim solistliğimden çok öncedir. Rahmetli dedem köyümüzün imamı idi. Küçüklüğümden beri hep caminin içindeydim. Dedem Hayrullah Efendi bana bu yaşlarda kamıştan, küçük küçük neyler yapar ve üflemeyi öğretirdi. Aynı yıllarda Ramazan aylarında ve perşembe akşamları TRT Ankara Radyosu’da yayınlanan Tasavvuf Müziği programlarını asla kaçırmazdım. Niyazi Sayın ve Aka Gündüz’ün ney taksimleri ve enstrümantal eserleri dinlerdim. Ney sesine gerçekten aşıktım. İlkokul sonrası hafızlığa başlayınca Amasya‘da üstad neyzen Osman Yıldız ile tanıştım ve dersler aldım. Yıl 1983-84. Tercih etmemin sebebi herhalde Tasavvuf Müziği’ne olan sevdam olsa gerek. 