Bir Mevlevi Dede’si

Bir Mevlevi Dede’si Nezih Uzel Asırlar önce binlerce beyit şiir ve yüzlerce kitap yazmış olan Mevlana Celaleddin Rumi günümüzde Afganistan’ın sıcak bölgelerinde yer alan Belh şehrinde doğmuştu. Babası yörede tanınmış bir bilgindi. Din ilimlerinde şöhret sahiydi. Ailenin yaşadığı ülke o sırada pek çok kültürün kaynaştığı, birbirinden gıda aldığı, bazen de birbiri ile amansız bir mücadeleye giriştiği acımasız ...

Yazının Devamı

Osmanlı Tarihinde Dinî Mûsıkî

Din; insanla birlikte başlayan bir olgu. İlk İnsan; Hz. Âdem, ilk Peygamber… Yaratıcı’nın yarattıkları içerisinde kendine en yakın ve yeryüzünde halîfesi olduğunu ilân ettiği İNSAN’a (üns-enîs yakınlık, yakınlık sahibi) Kendisinin emir ve yasaklarını tebliğ eden, ulaştıran elçisi…Ve…Örnek kişi. En güzel yaratılış ile yaratılan insan, bütün yaratılmışların en güzeli olduğu gibi, ayrıca her tür güzellikleri a ...

Yazının Devamı

Camiden Yükselen Musiki (İz Bırakanlar ve Hatıralar)

Musikimizin Özü Türk musikimiz ilhamını ve membaını bizzat dinden yani dinî musikiden alır. Kâinatta dönüp dolaşan bütün lahuti sesler bir ilahî nefhanın yansımasıdır. Doğumda ezanla başlayan kulaklara seslenen o ahenkli musiki, hayat boyu pek çok durakta cami ve cami dışında karşımıza çıkar. Nihayetinde mezarda, yine ilahî bir kelam ile nihayet bulan ömrümüzde musiki, vazgeçilmez bir yere sahiptir. Peygamb ...

Yazının Devamı

Osmanlı Geleneğinde Dinî Musiki Üstüne Birkaç Not

İslam ilahiyatında musikinin yeri sorunu geniş kapsamlı incelemeler gerektiren bir konudur. İslam dininde musikinin yerini bir iki makaleyle özetlemek mümkün değil. Klasik kaynaklardaki görüşler çelişiktir. Geleneklerde, musiki icra etme ve dinlemenin dince caiz olup olmadığı konusunda tereddütler vardır. Osmanlı musikisinin üç kurumu vardır: saray, tekkeler, musiki meclisleri. Saray, resmî kurumdur. Musiki ...

Yazının Devamı

Hz. Peygamber Döneminde Musiki ve Türk Din Musikisi’nde Hz. Peygamber

Musiki, “düşünme” özelliğinden ayrı olarak insanı diğer varlıklardan ayıran “hissiyât-ıâliyye” dediğimiz yüce hislerin başında gelir. Zira “güzel olan ve güzeli seven” Cenab-ı Allah, estetik bir duygu olan musikiyi de insanoğlunun fıtratına nakşetmiştir. İslam, fıtrî bir dindir ve insanın maddi-manevi hiçbir özelliğini reddetmez. Bu bağlamda dinimiz, istismar etmeksizin ve Cenabı Allah'ın sınırları dahilind ...

Yazının Devamı