ÂYÎN-İ ŞERİFLERİN GÜFTE ÖZELLİKLERİ [2]

 

ÂYÎN-İ ŞERİFLERİN   GÜFTE   ÖZELLİKLERİ [2]

(NAZIM ŞEKİLLERİ VE VEZİNLER)

Dr. Yakup Şafak

 

Mevlevi âyinlerinde güfteler, genel olarak, gazellerden alınan beyitlerle rubailerden müteşekkildir. Gazellerden ekseriyetle 2-3 beyit alınmıştır ve ilk beyitler, hemen daima mısraları kafiyeli olan matla beyitleridir.

Mesnevî-i Şerîf’ten başka, mesnevi nazım şekliyle yazılmış beyitler azdır; terci-i bend, kıta gibi diğer nazım şekillerine ait beyitler nâdiren görülür.

Bilindiği üzere Fars ve Türk edebiyatlarında iki beyitten ibaret olan rubailer, çoğunlukla ses ve söz estetiğine; mana bütünlüğüne ve derinliğine sahiptir. Ayrıca rubai vezinlerinin her mısrada değişebilme özelliği vardır. Âyinlerdeki rubailer, genel olarak ahreb, yani Mef‘ûlü tefilesiyle başlayan vezinlerle yazılmış olanlardır.

Güfte yoğunluğu birinci ve üçüncü selâmlardadır. Birinci selâmda çoğunlukla değişik vezinlerde 3-4 çeşit, üçüncü selâmda 5-6 çeşit manzûme kullanılmıştır. Sonraki dönemlerde bestelenen âyinlerin güftelerinde, çeşitlilik ve beyit sayısı bakımından nispeten bir azalma göze çarpmaktadır. Sonrakilerin, zaman zaman öncekilerin güftelerinden yararlandığı; hatta bazen güftenin çoğunlukla önceki âyinlerden alındığı görülmektedir.

Birinci selâmda ekseriyetle tercih edilen vezinler, mısra sonlarındaki tefile değişiklikleri nazar-ı itibare alınmaksızın, şunlardır:

1.Mef‘ûlü   mefâîlü   mefâîlü    feil  (Rubai/Hezec)

                 (mefâilün) (mefâîlün) (fa‘)

2.Fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâilün (Remel)

3.Fâilâtün fâilâtün fâilün (Remel)

4.Mef‘ûlü mefâîlün mef‘ûlü mefâîlün (Hezec)

5.Müstef‘ilün müstef‘ilün müstef‘ilün müstef‘ilün (Recez)

6.Mef‘ûlü mefâîlü mefâîlü feûlün (Hezec)

7.Mef‘ûlü fâilâtü mefâîlü fâilün (Muzâri)

Görüldüğü üzere birinci selâmda çoğunlukla kapalı hecesi fazla olan vezinler tercih edilmiştir. Bir vezinde kapalı hecenin çokluğu ritmin yavaşlamasına, açık hecenin çokluğu ise süratlenmesine yol açar. Birinci selâmın ilk manzûmelerinde, rubailer ve remel bahrinden beyitler ağırlıktadır. Tarihi sıraya göre ilk dokuz âyinden sekizinin rubailerle başlamış olması, dikkat çekicidir.

İkinci selâmda, ekseriyetle  Mevlâna’nın Sultân-ı menî diye başlayan gazelinin iki beyti güfte olarak yer alır. Bu manzûme bazen tek başına bulunur; bazen de kendisinden sonra çoğu kez  Müstef‘ilün müstef‘ilün müstef‘ilün müstef‘ilün vezninden bir beyit gelir. İkinci selâmda Sultân-ı menî manzûmesinin kullanılmadığı âyinlerde de Müstef‘ilün müstef‘ilün müstef‘ilün müstef‘ilün vezni ağırlıktadır.

Üçüncü selâm güfte yoğunluğunun en fazla olduğu bölümdür. Vezin bakımından birinci selâmdan farklı karakter gösteren bu bölüm, ekseriyetle remel bahrinden Fâilâtün fâilâtün fâilün veya bunun uzun şekliyle başlar; ardından Eflâkî’nin Ey ki hezâr âferin… manzûmesi yer alır. (Sadece Segâh âyininin üçüncü selâmında, üçüncü manzûme olarak yer almıştır.) Çoğunlukla Fâilâtün… vezniyle başlanmasının sebebi, kanaatimizce onun, Ey ki hezâr veznine (Müfteilün fâilün müfteilün fâilün) yakınlığı ve ağırdan başlayıp hızlanırken, manzûmeler arasındaki geçişte kolaylık sağlamasıdır. Bundan sonra genellikle açık heceleri fazla olan vezinlerle bir mısrada iki kez tekrarlanan ve mekânik âhengi daha belirgin olan almaşık vezinler tercih edilir. Bu da ritmin iyice süratlendiği üçüncü selâmın yapısına uygundur.

Üçüncü selâmda ekseriyetle kullanılan vezinler şunlardır:

1.Müfteilün fâilün müfteilün fâilün (Münserih)

2. Mef‘ûlü   mefâîlü   mefâîlü    feil  (Rubai/Hezec)

(mefâilün) (mefâîlün) (fa‘)

3. Mef‘ûlü mefâîlü mefâîlü feûlün (Hezec)

4.Fâilâtün fâilâtün fâilün (Remel)

5.Mefâilün feilâtün mefâilün feilün (Müctes)

6.Müfteilün müfteilün fâilün (Serî)

7.Fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâilün (Remel)

8.Müfteilün mefâilün müfteilün mefâilün (Recez)

Dördüncü selâmda genel olarak yalnızca Sultân-ı menî… manzûmesi bulunur. Sadece Segâh, Neveser ve Müsteâr âyinlerinde, bu manzûmenin yerine Müstef‘ilün… vezninde birer beyit kullanılmıştır.

Dr. Yakup ŞAFAK


Yorum yapabilirsiniz.

Yorum Yapmak için Giriş yapmalısınız