Kendimiz bir şeyler bildiğimize inanıyor, ama yönettiklerimizin bizim kadar bilmelerini istemiyorsak, bilgisizliklerinden faydalanıp onlara hep yanlış şeyler öğretir, “onların iyiliği için” yalanlar söyler dururuz.
“Ya onlar da bir gün öğrenir, bütün çabalarımıza rağmen bize soru soracak duruma gelir, yalanlarımızı ortaya çıkarıp yüzümüze vururlarsa rezil olmaz mıyız?” diye hiç düşünmeyiz (bu biz lafın gelişi, tabii ki herkes için değil). Bakın, şu “Çağdaş Türk Sanat Müziği” adıyla sunulan yerli çoksesli müzik nasıl bir kandırmaca… Devamını Oku »

“… Türk mûsikîsinin daha ziyâde iyi bildiğini kabul ettiğimiz zevat tarafından içine düşürüldüğü derekedir. Şu anda aklıma bir atasözü geldi “Elmanın kurdu içindedir” derler. Daha çok biz kendi kendimizi yıkıyoruz. Tehlikeler her ne kadar Türk mûsikîsinin dışından geliyorsa da, içindeki daha büyük. Bunu farketmenin idrâkı içinde olamadık.









