Özne Sorunsalı ve Müzik

Müzik bu güne gelinceye kadar sürecinde oldukça karmaşık bir yol izlemiştir. Bu sürecin insanlık tarihi ile paralellik göstermesi bizi şaşırtmamalı. Karmaşıklığın en önemli boyutu, müziğin tekniğinde kendini gösterir. Tüm kuramsal çatışmalar ve toplumsal dinamizm bu bu boyutun içinde gizlidir. Yaşamı şekillendirerek anlamlı kılmaya ve sanata dönüştürmeye çalışan plastik sanatların aksine müzik, insanlığın tüm evrelerini melodik yapısında bize duyurması ile anlamlıdır. Anlamlı olmasındaki gizem, kültürel kodlamaların çözümü için süren çabalarla estetik, felsefi ve toplumbilimsel bir alana yönelir. Bu yönelmenin metaforik kelimesi: öznedir.

Özne sorunsalı bir müzikbilimci için oldukça karmaşık bir konudur. Sorunun önemli bir bölümü felsefi ve dilbilimsel açıdan temellendirildiği için, müzikbilimci kendi açısından konuya dilbilim sisteminde gösteren, gösterge, felsefe alanında ise; müziğin nesne-özne boyutunda yaklaşabilir.

Bir toplum kuramı boyutunda özne sorunu müzikolog için ancak, üretim ilişkilerinin müziğe yansıyan, popüler kısmında ele alınabilir. Çünkü özne kavramı, her dönem toplumbilimci ve filozofu akıl yürütme faaliyetine yönlendirmiş ve böylece bir çok görüş ortaya çıkmıştır.

Özneyi somut ve soyut anlamda bir tasarım olarak düşünebiliriz. Bu yol bize iki boyutlu bir netleşmemiş kavram sunar. Öznenin birinci durumu soyut anlamda; bir sistemi yani iktidarı temsil eder. İkinci durumu ise; İnsanı, yani bireyi çağırıştırır.

Özne denildiğinde akla insanın gelmesi egemen söylemin bir oyunudur. Aslında birey bulunduğu sistem içerisinde, kendine dayatılan doğrultuda yaşamakta ve bu nedenle sistem içinde varlığını sürdürmektedir. Her şeyin üretildiği bir ortamda kişi kendini de meta olarak üretmektedir. Böylece üretim araçları sahipleri üretilenleri yönlendirmekte, şekillendirmekte, meta-mal yapmaktadır.

Her şeyin üretildiği bir ortamda, ürünlerin aynılığı söz konusu. Aynılık, standartlaşmayı beraberinde getiriyor. “Kültür sanayiince açıklanan her şey, insanları, kaçınılmaz şekilde bütün bunların yapılış nedeni olarak yeniden üretir.” Farklı olma durumu, öznenin söylemi ile ilgili. Standart zihniyet farklılığı yani söylemi yok ederken kimliksizleştirerek, özneyi bulanıklaştırıyor. “Telefon kişilerin hala liberalce özne rolü oynamasına izin veriyor.”

İktidar bireylere sunduğu yaşam biçemi ile onların özne hallerini elinden almış, bireyin yerine özne görevini üstlenmiştir.

Sorunsalı toplumbilimsel, ve felsefi alandan alıp başka bir alana taşırsak neler olur?

Müziğin felsefi temel sorunu; müzik nedir? Diye düşünülür ve insanlar bu soruya kafa yorarlar. Müziğin anlamlandırılmasının ötesinde, nasıl yönlendirici gücü olduğu, işlevi vb. sorunlar daha tartışma aşamasına yeni gelmeye başlamıştır.

Müzik bir insan etkinliği olduğuna göre öznesi insan olmalıdır. İnsan müziği yaratıp araç olarak kullandığında, aracın yönlendirilmesi söz konusudur. Eğer yönlendiren müzik, acaba özne konumuna mı dönüşmektedir? Burada şöyle bir anoloji kurulabilir mi? Müzik üreten insan (Özne) – müzik (nesne) – müzik dinleyerek yönlenen insan (nesne) – insanı yönlendiren müzik (özne). Böyle bir tartışma müzik alanında henüz deneme düzeyinde ele alınmaktadır.

İnsanın özne olması onu nesne olmama halinden uzaklaştırmaz. Soykan’ın dediği gibi; “İnsan insanın nesnesi olabilir. Ben insana bakarak onu nesne yaparım.”

Müzik tarihine baktığımızda, ilk dönemler Avrupa’da müziğin öznesi kilisedir. Kilisenin iktidarının bittiği dönemde müzisyeni sisteme bağlı ve yönlendirilen biri olarak düşündüğümüzde özne iktidarın kendisi. Yirminci yüzyılın başlarında toplumbilimlerindeki yoğun tartışmalar müziğe de yansıyor. Birey kendi olma mücadelesi içinde arayışlara giriyor. Sistemin makro ilişkileri yavaş yavaş yıkılıyor. Atonal müzik ve diğer akımlar müziğin öznesinin müziği üretenin olduğunu ilan ediyor. Müzikteki bu yeni akımlar öznenin sözü üreten birey olduğunun müzikteki toplumsal izdüşümüdür. Özne her dönem iktidarın kendisi iken yakın geçmişten beri kendi konumunu netleştirmeye başlamıştır. Özne iktidar iken, birey olma, farklı olma haline yönelmiştir.

Vural YILDIRIM

Yorum yapabilirsiniz.

© 2013 - Mutriban.com, bir Semazen Yayın Grubu sitesidir. - Powered By Wordpress,

Scroll to top