Archive for Mayıs, 2010

Devamını Oku »

Altûnîzâde Kültür Merkezi’nde Mustafa Düzgünman Sempozyumu düzenlenecektir.

Düzgünman’ın bestelerinden oluşan bir konserin de yer alacağı programa davetlisiniz.

22 Mayıs 2010

Yer: Altûnîzâde Kültür Merkezi

Sempozyum: 10.00

Konser: 12.00

21 Mayıs 2010 Cuma

Türk Müziği Konseri

Solist: Ömer Faruk Belviranlı

Mevlana Kültür Merkezi
Saat: 21.00

************

BİRİNCİ BÖLÜM

1.Hisar Peşrev
Refik Fersan

2.Hisar Beste
Çiroz Mehmet Ağa

Gubâr-ı hâk-i pâyin çeşmime kûhl-i cevâhirdir
Bu keyfiyyet efendim dîde-i uşşâka zâhirdir
Derâgûş eyleyeydim hâleveş ol mâhı ben bir kez
Hasûdân ko disünler saht-i nûr olmakta mâhirdir

3.Hisar Beste
Buhûrîzâde Mustafa Itrî

Câm lâ’lindir senin âyine rûy-i enverin
Adı var câm-ı cemin âyine-i iskenderin
Nûş iden lâ’l-i lebin ölmekten asla gam yemez
Kim humârı olmaz ey sâkî şerâb-ı kevserin

4.Hisar Ağır Semâî
Buhûrîzâde Mustafa Itrî

Dil-i pür ıztırâbım mevce-i seylâbdır sensiz
Dü çeşmin hûnfeşânım halka-i girdâbdır sensiz
Metâ’-ı zindegî bâr oldu nûş-i cânâ hicrinle
Dil-i şûrîde hâlim şöyle ki bîtâbdır sensiz

5.Hisar Yürük Semâî
Hammâmîzâde İsmâil Dede

Hevâ güzel yine gülşende gösteriş günüdür
Çemen çemen salın ey serv-kad reviş günüdür
Kenâre doğru salındır o serv-i sebz-âzârı
Gel ey nesîm-i sabâ hizmetin var iş günüdür

6. Hisar Saz Semâîsi
Refik Fersan

İKİNCİ BÖLÜM
Solist: Ömer Faruk Belviranlı

1.Hicazkâr Peşrev
Beste: Tanbûrî Cemil Bey

2.Hicazkâr Ağır Semâî
Beste: Bolâhenk Nûri Bey

Benim serv-i hırâmânım
Benim senden nemden incindin
Saâdet burcunun mâhı
Letâfet mülkünün şâhı

3.Hicazkâr Şarkı
Beste: Leylâ Hanım

Nerdesin nerde aceb gamla bıraktın da beni
Aradım çok aradım a gözüm nûru seni
Yine görmek için o neşveli vech-i haseni
Aradım çok aradım a gözüm nûru seni

4.Hicazkâr Şarkı
Beste: Tatyos Efendi

Mâni oluyor hâlimi takrîre hicâbım
Üzme yetişir üzme firâkınla harâbım
Mahvoldu sükûnum beni terkeyledi hâbım
Üzme yetişir üzme firâkınla harâbım

5.Hicazkâr Şarkı
Beste: Çorlu’lu

Aldı beni aldı beni iki kaşın arası
Yakdı beni kül eyledi gözlerinin karası
İçinizde tabib yok mu nedir bunun çaresi
Sevdim ne çare söylesem o yâre eller âriftir
İsterim yâre gideyim hasmım gâlibdir

6.Nihavend Şarkı
Beste: Musa süreyyâ Bey

Bir gün o güzel şâd edecek rûhumu sandım
Sakin geceler pûsiş-i hicrânını andım
Aşkın ezelî olduğuna sonra inandım
Sakin geceler pûsiş-i hicrânını andım

7.Nihavend Şarkı
Beste: Râkım Elkutlu
Güfte: Nâhit Hilmi Bey

Hayâl içinde akıp geçti ömr-i derbederim
Bakıp bakıp da o mâzîye şimdi âh ederim
Ne bir emel ne ümit var hayât bu muydu derim
Bakıp bakıp da o mâziye şimdi âh ederim

8.Nihavend Şarkı
Beste: İsmail Hakkı Bey

Nerelerde kaldın ey serv-i nâzım
Bana bir haber ver budur niyâzım
Hasretinden aceb ölmek mi lâzım
Bana bir haber ver budur niyâzım

9.Nihavend Şarkı
Beste: Fâize Ergin

Kız sen geldin çerkeşten
Pek güzelsin herkesten
Farkın yoktur billahi
Lepiska saçlı çerkesten

Fatih, Ali Emiri’de İstanbul’un Müzik Hikâyeleri

“Tanburi Cemil’in peşinde”

İlk defa Anbarlı’daki çiftliğin ufak odasında Silivri’li Lenber Ağanın tanburunu çalan ufak çocuğun fazla değil birkaç yıl sonra Tanburi İzak’tan gelen klâsik Tanbur tavrını adeta yıkacağını, devrinin en ünlü sazendesi olacağını ve sadece kendi zamanında değil günümüzde de peşinden onlarca müzisyeni koşturacağını, Gramophone Co, Favorite, Orfeon Records firmalarına hatır rica ile yaptığı kayıtların üniversitelerde ders olarak okutulacağını kim bilebilirdi.

Tabiî ki hiç kimse, ama o üstün kabiliyetlerle yaratılmıştı.

Bazen İstanbul’un bağlarında bahçelerinde, konaklarında bazen kıyıda köşede kalmış kahvehanelerinde bazende Yenikapı veya Bahariye Mevlevihanesinde dostlarıyla beraber oturmuş musiki meşkleri yapmıştı. Etrafında hep birileri var gibiydi ama o gerçekte yalnız, tek başına bir adamdı ve en çok sevdiği yer Kâtip Muslihiddîn mahallesindeki eviydi. Eşi Saide Hanım, ensturmanları ve kedileri ise onun gizli bahçesinin çiçekleriydi.

Hz. Mevlâna sırrımı kimse anlamadı demişti, haklıydı. Çünkü o inanç dünyamızdaki bambaşka bir neşeydi. Aynı Hz. Pir gibi ondan altı yüz sene sonra doğan Cemil Bey anlaşılabilmişmiydi. Onun dünyasına girebilmişmiydik. Favorite şirketinin tek yüzlü bastığı ikisi Tanbur diğerleri Kemençe taksimleri olan on plak üzerine yazdığı başlık “Tanburi Şehir Cemil Bey” şeklindeydi yani Cemil Bey ve onun müziği aslında İstanbul’du. Cemil’in do, re, fa’sı dedegânın sesleri veya bir başka deyişle İstanbul sesleriydi. Beyatiaraban taksiminde Sadullah Ağanın, Suzidilârasında çok sevdiği III Selim’in, Ferahnâğında Şâkir Ağanın etkileri hemen hissediliyordu.

Okuduğunuz satırları yazan Tanbur Sanatçısı Hakan Talu İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı bünyesindeki Fatih Ali Emiri kültür merkezinde İstanbul’un müzik hikâyeleri “Tanburi Cemil’in peşinde” başlıklı bir konser hazırlıyor.

1873–1916 yılları arasında yaşayan Tanburi Cemil Beyin saz ve sözlü eserlerinin seslendirileceği ve Cemil Beye ait hatıraların anlatılacağı konserde Cemil beyin Refik Fersan gibi talebeleri ile yakın sanat çevresinden bestekârlarında eserleri icra edilecek.

Solist olarak günümüzün önemli ses sanatçılarından Çiğdem Yarkın ve Gül Yazıcı’nın katılacağı konserdeki saz sanatçıları ise Kanun Serkan Halili, Ud Mete Aslan, Ney Hüseyin Özkılıç, Kemençe Sercan Halili, Viyolonsel Özgür Özgüler.

 

Düzenleyen: Hakan Talu

Tarih : 21 Mayıs 2010 Cuma

Saat: 20:00

Yer : FATİH ALİ EMİRİ EFENDİ KÜLTÜR MERKEZİ

English Instructions      

Bağış      

Mutriban.com Facebook Grubu