Müzikle biraz olsun ilgili olup da “çok sesli müzik, teksesli müzik” deyimlerini duymamış olan herhalde yoktur. Zira insanımız bu deyimlerle ta ortaokul sıralarından itibaren tanıştırılır. 70 yıl boyunca ortaokul ve lise müzik kitaplarında öğretildiÄŸi ÅŸekliyle tek sesli müzik, adı üstünde tek sesli, ilkel, çaÄŸdışı alaturka müziktir (yani kendi müziÄŸimiz).

Çoksesli müzikse, adı üstünde çok sesli, geliÅŸmiÅŸ, çaÄŸdaÅŸ ve evrensel “klâsik müzik”tir. Åžu klâsik müzik sözü ne zaman geçse, “Siz klâsik müzik sever misiniz?” diye soranları, “Hangisini kastediyorsunuz, bizim klâsik müziÄŸimizi mi, Batınınkini mi” sorusuyla ÅŸaÅŸkına çevirdiÄŸimi keyifle hatırlarım. “Eııı, tabiî Batı klâsik müziÄŸi” diye düzeltmek zorunda kalan bu yarı cahillerin aklına, bizim de bir klâsik müziÄŸimizin olduÄŸu hiç gelmez çünkü. Neyse gelelim konumuza. Nedir ÅŸu teksesli/çoksesli meselesi? Ve nasıl bir ilgisi vardır çaÄŸdaÅŸ ya da çaÄŸgerisi olmayla?

Tabiatta hiçbir müzik sesi yalnız başına deÄŸildir; doÄŸuÅŸkan veya armonik adı verilen, ana sesin önce 8′lisi (oktavı), sonra 12′lisi (5′lisi), 15′lisi (4′lüsü), 17′lisi (büyük üçlüsü) vs. düzeninde ve hep daha hafifleyerek giden yan seslerle birlikte duyulur. Bu demektir ki, birden fazla sesin aynı anda duyulması demek olan armon, sesin tabiatında vardır. Peki o zaman, armoni, kontrpuan, füg gibi polifonik sanatın temelini oluÅŸturan bilim ve teknikler ne olacak? Söyleyelim. Birlikte iÅŸ görme alışkanlık ve verimini müzik eÅŸliÄŸinde (bir tür heyamola tekniÄŸiyle) artırmayı amaçlayan Kilise, insan seslerinin önce kadın ve erkek olarak ikiye, onların da kendi içinde üçe ayrılmasından yararlanıp, herkesin ses imkanlarına göre rahatça söyleyebileceÄŸi ezgileri farklı tonlarda notalarla göstermiÅŸ, böylece aynı ezgiyle eÅŸliÄŸin birden fazla müzik dizeÄŸi (porte) üzerine yazılıp söylendiÄŸi bir ÅŸarkı tekniÄŸi doÄŸmuÅŸtur. Insan seslerinin yapısındaki tabiî farklılık çalgıların yapısında da olduÄŸu için, bunların da malzeme, ses hacmi ve teknik imkânlarına göre, aynı anda çalınan farklı ezgilerin oluÅŸturduÄŸu bir çalgı tekniÄŸi meydana gelmiÅŸtir. Zamanla sesler, sazlar çoÄŸalmış, müzik dizi ve aralıkları sadeleÅŸtirilmiÅŸ ve ortaya kendi felsefesi ve imkânları içinde ihtiÅŸamlı bir müzik âbidesi çıkmıştır. Ancak bu sanat kendi insanlarını dahi uzun süre tatmin edememiÅŸ, atonal, çeyrek sesli, dodekafonik, elektronik vb. adlarla yeni türler aranmıştır. Biz ise; Batı oktavının 12 sesine karşılık 43 perdemiz, onların 5 temel dizi (4 minör, 1 majör) kalıbına karşılık 587 makamımız, yine onların 2 ve 3 zamanlı sadece iki temel ritmine karşılık 80 deÄŸiÅŸik usûlümüzle, tek sesli olmak şöyle dursun, bin renkli sesler ve ritmler okyanusunda yaÅŸamayı yeÄŸ tutmuÅŸuz. Åžu kısa açıklama dahi, “Türk müziÄŸi tek seslidir, onun için ilkeldir; Batı müziÄŸi çokseslidir, onun için geliÅŸmiÅŸtir” sözlerinin ne kadar zavallı, ne kadar cahilce olduÄŸunu isbata yeter sanırım.

Cinuçen TANRIKORUR
Kaynak: Aksiyon,
Sayı: 6 / Tarih :  14-01-1995

BeÄŸendiyseniz, PaylaÅŸabilirsiniz...

 

 

Reklam

 

Yorum yapabilirsiniz.

You must be logged in to post a comment.

English Instructions      

Bağış      

Mutriban.com Facebook Grubu