Ramazan ve Mûsikî

Müzik Tarihi, insanlık tarihi kadar eskidir. Bilim adamları insanların konuşmayı bilmedikleri devirde duygu ve düşüncelerini müzikle anlattıklarını söylüyorlar. İlkel toplumlardan beri müzik, bir ibâdet, insanları Yüce Yaratıcı’ya ulaştıran bir olgu hatta Tanrı'nın insanlara bir lûtfu olarak görülmüş ve hemen bütün dinlerde yerini almıştır. Aslında pek çok sosyolog, felsefeci ve müzik tarihçisi müziğin din ...

Yazının Devamı

Müzik Eleştirileri Üzerine

Mûsikî sanatımızın bu gün belki de en çok ihtiyaç duyduğu alan olan eleştirmenlik, sanatta düşünce üretimi sağlayan; toplumu, hatta sanatçıyı yönlendirip eğiten; müzikolojinin kullanıma yönelik bilgi alanlarının bizce en önemlisi ve  gerçekten de sanatın vazgeçilmez bir parçasıdır. Bu gün her ne yapılırsa ya da sunulursa beğenilen veya umursamaz bir tavırla hiç eleştirilmeden izlenen mûsikî sanatımız, değer ...

Yazının Devamı

Urmevî ve Merâgî

Klâsik Müziğimizin İki Büyük Şahsiyeti Klâsik Türk Müziği, kökeni bilinen en eski dönemlere kadar uzanan sesleri doğal frekanslara dayalı, makam, usûl, form anlayışları bakımından kendine özgü, müziğin sadece melodi ve ritm unsurlarını kullanıp insan sesine ağırlık veren, aktarımı (nota yoluyla değil) “meşk” adı verilen bir özel öğretim sistemiyle sağlanmış, Türklerin yaşadığı geniş coğrafya ve ilişkide bul ...

Yazının Devamı

Klâsik Türk Müziği’nin Bugünkü Sorunları

Türk Mûsikîsi terimi, Türklerin Anadolu’ya beraberlerinde getirdikleri kültürün bir devamı olarak, burada kurup büyüttükleri devlet ve medeniyetlerin müziğini ifâde eder. Türklerin yaşadığı geniş coğrafya ve ilişkide bulundukları çeşitli toplulukların sağladığı etno-kültürel unsurlar nedeniyle zenginleşmiş ve renklenmiş büyük bir sentez sanatı olan Klâsik Türk Müziği, gelişimini en çok Osmanlı İmparatorluğu ...

Yazının Devamı

Bir Mevlevî Âyininin Makâm ve Geçkileri Bakımından İncelemesi

1934 yılında İstanbul Konservatuarı tarafından yapılan “Mevlevî Âyinleri” neşriyâtınRauf Yektâ Beyın önsözünde, İstanbul Konservatuarı Tasnîf ve Tesbit Heyeti Reisi sıfatıyla Mevlevî Âyinleri hakkında şöyle demektedir: “Türk Mûsikîsi’nin mükemmel bir târihi yazıldığında görülecektir ki, en meşhûr Türk bestekârlarının hepsi mevlevîdirler. Bu üstadlar mûsikî sahâsındaki zekâ ve dehâlarının en büyük kısmını Me ...

Yazının Devamı

Büyük Pâdişâh ve Dâhî Bestekârımız Sultân 3. Selîm

Sultân III. Selîm, Osmanlı Tarihinde yenilik hareketleriyle tanınan bir pâdişahtır. Aynı zamanda neyzen, tanbûrî ve şâir olan III. Selîm, Klâsik Türk Müziğinin “dâhî” olarak nitelenebilecek bir kaç bestekârından biridir. Aslında onun yaşadığı dönem olan 18.yüzyıl sonları, Osmanlı İmparatorluğu’nun büyük sıkıntılar içinde olduğu yıllardır. Kısaca “batı” diye adlandırdığımız Avrupa toplumları o yıllarda sosya ...

Yazının Devamı

Klâsik Müziğimizin Neresindeyiz?

Bundan birkaç yıl kadar önce konservatuarda verdiğimiz bir Klâsik Türk Müziği konserini izleyen piyano hocası Âzerî profesör, konserde neden bağlama, kabak kemâne gibi sazlara yer vermediğimi sormuştu. Yapılan konserin bir Klâsik Türk Müziği konseri olduğunu, bağlama, kabak kemâne gibi sazların ise Türk Mûsikîsinin folklorik kısmına ait sazlar olduğunu söylediğimde çok şaşırmış ve “Klâsik Türk Müziği olmaz; ...

Yazının Devamı

Dinle Ney’den…

Klasik Türk Müziğinin ve Türk Tasavvuf Müziğinin Tek Nefesli Sazı: Ney Ney, Klâsik Türk Müziği’nin tek nefesli sazı ve Türk Tasavvuf Müziği’nin baş sazıdır. Bu sazın en eski adı olan nâ veya nay, Sümerceden Farsçaya geçen bir sözcük olup, kamış, kargı anlamına gelir. Arap toplumunda üflemeli çalgıların hemen tümü için kullanılan, nefes borusu veya ses organı anlamındaki mizmâr sözcüğü de, az da olsa ney içi ...

Yazının Devamı

Ney ve Nezr-i Mevlânâ İlişkisi

Mevlevîlikte, “nezr veya nezir” kelimesi, adak ya da hediye anlamlarında kullanılır. Mevlevîler birine hediye verecekleri zaman “Nezr-i Mevlânâ - Mevlânâ’nın Hediyesi” diye takdîm ederler. Böyle sunulan hediye reddedilmez, alınır. Mevlevîler, kimseden bir şey istemez, sadaka kabûl etmezler. Ancak dileyenler dergâha veya mensûblarına hediye verebilirler, “Nezr” veya “niyâz” denen bu bağışlar, Nezr-i Mevlânâ ...

Yazının Devamı

Semâ Töreni ve Mevlevî Âyinleri

Mûsikî tarihi, insanlık tarihi kadar eskidir. Bilim adamları insanların konuşmayı bilmedikleri devirde duygu ve düşüncelerini mûsikî ile anlattıklarını söylüyorlar. Mûsikînin dinden doğduğu düşüncesi de bugün mûsikî tarihçileri, felsefeciler ve sosyologlar tarafından benimsenmektedir. İlkel toplumlarda mûsikî bir ibâdet, insanları Yüce Yaratıcı’ya ulaştıran bir olgu, hatta Tanrı'nın insanlara bir lûtfu kabû ...

Yazının Devamı