‘Mülâkat’ Kategorisi

   Hocam mûsikî ’ye ve Ney’e ilginiz nasıl başladı?

Efendim şöyle hususi bir durum var diye düşünüyorum. Zira evimizde mûsikî bir hayat tarzı gibiydi neredeyse. Babamın mûsikîye olan aşkı ve muhabbeti yüzünden çok ciddi mânâ’da ve ciddi bir şekilde evde mûsikî dinlenirdi. Tabi mûsikî gelişigüzel bir mûsikî değildi. Belki bin yıllık bir kültürün imbiğinden geçmiş gelmiş en güzel en nadide eserleri en iyi icra eden icracılardan dinlenilen bir mûsikîydi. Babamda gençliğinden itibaren çok meraklı olduğu için imkânların elverdiği derecede bunları kayd etme arşiv yapma merakı ile bu mûsikîyi devamlı tekerrür bile olsa daima dinlenirdi. Yani kahvaltıya oturduğunuzda dahi mûsikî o kahvaltıda vardı, mûsikî orada asıl olandı kahvaltı değil. Kendisi çok ciddiyetle dinlediği için bizimde dinlememizi sağlardı.

Devamını Oku »

Devamını Oku »

Muzaffer Şenduran

Dinî musiki nedir? Din ile musikinin ilgisi nedir?

Dinî musikiden söz ederken sıkça karşılaşılan iki sorudan biri; dinde musikinin yerinedir, diğeri ise musikide dinin yeri nedir, sorularıdır. Hangi inançtan olursa olsun,her milletin musikisi dini ile, dini de musikisi ile içiçedir. Türklerde de dinî musikininkaynağı, İslam’ın kabulünden önceki döneme dayanır. Dinî musiki kültürü, İslam’ınkabulünden sonra Türk sanatkârının yüksek dimağında yeniden inkişaf ederek, yüce dinimizin hizmetine girmiş ve nihayetinde, dünyanın en zengin dinî musiki kültürlerinden biri haline gelmiştir. Devamını Oku »

Âmir Ateş

Musikimiz hayatınızda, düşünce dünyanızda neleri çağrıştırıyor?

Benim nezdimde musiki, dünyanın kuruluşundan itibaren başlayan rüzgârın sesi,kuşların cıvıltısı, suların şırıltısı, kâinatta olan bütün mahlukatın çıkardığı o lahutiahenkten ibaret olan bir güzellik manzumesidir. En güzel, en ulvi duyguları bir ahenkhaleti içinde duyuşumuza aksettiren, bizi zaman zaman neşelendiren, zaman zamanhüzünlendiren, hele yüce Rabbimizin “kalu bela” dediğimiz o âlem-i ervahta, ruhları “elestü birabbiküm” hitabıyla o tarifi imkânsız bir sada ile soruşundan, ruhlarında âdeta mecnun bir hâl içinde, o güzel ahengi, o güzel sadâyı aramalarından ibaret olan bambaşka bir duygudur. Bir bestemin şu beyitlerini zikretmek isterim: Devamını Oku »

Prof. Dr. Alaeddin Yavaşça

Türk musikisi hayatınızda, düşünce dünyanızda neleri çağrıştırıyor?

Musiki 8 yaşımdan itibaren hayatıma girmiştir. Bendeniz 1926 yılında Kilis’te doğdum. İlkokul talebeliği yıllarında, babamın çok yakın dostu ortaokul biyoloji hocasıaynı zamanda musiki hocası hem de çok iyi keman çalan zat, babamı her ziyaretinde yeni bir plak geldi mi diye sorardı. Yine o günlerden bir günde babam, MünirNurettin Bey’in bir plağı geldiğini söyledi. Bir tarafında III. Selim’in suzidilara yürüksemaisi var. Öbür tarafında da Şevki Bey’in uşşak bir eseri var. Dinleyelim dedi ve dinleyince plağı beğendi. Babam: “İsterseniz bir tanesini Alaeddin size okusun” dedi. Hoca: “Yok canım!” dedi. Yaşım sekiz civarında… Devamını Oku »

Prof. Dr. Hüsrev Hatemi

Musikimiz hayatınızda, düşünce dünyanızda neleri çağrıştırıyor?

Türk musikisinin hayal meyal farkına varışım 1944 yılına gider. Fakat asıl beni etkilemesi, 1950’den sonra radyodaki “Dinleyici İstekleri Programı”yla başladı. 1953’tensonra Nevzat Atlığ ve Üniversite korosunun sayesinde klasik eserlerin zevkine vardım. Yine 1953’te Sadi Yaver Ataman korosunun sayesinde halk müziğinin başkazevk verdiğini fark ettim. Klasik Batı müziğini 1956’da sevmeye başladım. Musikimizbende, bütün tarihimiz yanında, benim tarihsel dönemlerimi kişisel tarihimin çok sayıda demini, Dede Efendi’yi, Yahya Kemal’i, Yunus’u, Pir Sultan’ı çağrıştırıyor. Devamını Oku »

Prof. Dr. Süleyman Uludağ

Dinde musikinin yeri, musikide dinin yeri nedir?

Kulağa hoş gelen, insanda estetik bir his meydana getiren ölçülü ve ahenkli bütünsesler musiki kapsamına girer. Bu nitelikte olması şartıyla bir düdüğün sesinden tutun da bir neyin sesine varıncaya kadar bütün sesler musikidir. Bir musiki aleti olmadan insanların terennümleri, çıkardıkları hoş sesler ve nağmeler de musikidir.Hatta bülbül sesi bile tabiatta mevcut bir musikidir. Devamını Oku »

Neyzen Kudsi Erguner, “Tedavülden kaldırılmak istenen bir müziği sevdim.” diyor. Erguner, sadece müziğin sufî olmasının yetmediğini, dinleyenlerin de sufî olması gerektiğini belirtiyor. Usta neyzen, “Müziğimiz eski şiiri ve edebiyatı güncelleştiren bir araç olabilir. Gazel ve ilahiler bugün diskotek müziğine dönüştü.” diyerek bugünün müzik ortamını da eleştiriyor.

Ben tedavülden kaldırılmak istenen bir müziği sevdim

Paris’te yaşayan müzisyenimiz Kudsi Erguner, 4 Mart’ta Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda ‘İslam Blues’ isimli bir konser verecek. Erguner’le hem bu konserin mahiyetini hem de kendisinin ve Batı dünyasının müziğe bakışını konuştuk. Tedavülden kaldırılmak istenen bir müziğe gönül verdiğini söyleyen Erguner, “Amerika’da milyonlar satan kitap Mevlânâ değil, Coleman Bark’ın sağ gözü ile eski İngilizce tercümesini okuyup sol gözüyle de yazdığı kendi şiirleridir. Aşağılık kompleksimiz o kadar ileri ki; dinimiz dahil tüm değerlerimizin kıymetini ancak çok değer verdiğimiz Batı insanı ilgilendiği vakit anlıyoruz.” diyor. Devamını Oku »

- Solistliğinizin yanında ayrıca neyzensiniz, neden ney enstrümanını tercih ettiniz?

Neyzenliğim solistliğimden çok öncedir. Rahmetli dedem köyümüzün imamı idi. Küçüklüğümden beri hep caminin içindeydim. Dedem Hayrullah Efendi bana bu yaşlarda kamıştan, küçük küçük neyler yapar ve üflemeyi öğretirdi. Aynı yıllarda Ramazan aylarında ve perşembe akşamları TRT Ankara Radyosu’da yayınlanan Tasavvuf Müziği programlarını asla kaçırmazdım. Niyazi Sayın ve Aka Gündüz’ün ney taksimleri ve enstrümantal eserleri dinlerdim. Ney sesine gerçekten aşıktım. İlkokul sonrası hafızlığa başlayınca Amasya‘da üstad neyzen Osman Yıldız ile tanıştım ve dersler aldım. Yıl 1983-84. Tercih etmemin sebebi herhalde Tasavvuf Müziği’ne olan sevdam olsa gerek. Devamını Oku »

English Instructions      

Bağış      

Mutriban.com Facebook Grubu