Dinle Ney’den…

Klasik Türk Müziğinin ve Türk Tasavvuf Müziğinin Tek Nefesli Sazı: Ney Ney, Klâsik Türk Müziği’nin tek nefesli sazı ve Türk Tasavvuf Müziği’nin baş sazıdır. Bu sazın en eski adı olan nâ veya nay, Sümerceden Farsçaya geçen bir sözcük olup, kamış, kargı anlamına gelir. Arap toplumunda üflemeli çalgıların hemen tümü için kullanılan, nefes borusu veya ses organı anlamındaki mizmâr sözcüğü de, az da olsa ney içi ...

Yazının Devamı

Müziğimiz Teksesli mi? (2)

Batının tarihi Yunan müziği için kullandığı monodik sıfatından çevrilen teksesli'lik, kendi müziklerinden, öğrenemedikleri için nefret eden birtakım çıkarcıların, tek kollu, tek bacaklı gibi bir organ eksikliğini çağrı§tırıp insanımızda Batıya kaf§ı a§ağılık duygusu yaratmak amacıyla yerle§tirdikleri bir politik terimdir. Geçen yazıda sadece bir kısmını söylediğimiz malzeme zenginliğinden, armoni vb. efektl ...

Yazının Devamı

Ney ve Nezr-i Mevlânâ İlişkisi

Mevlevîlikte, “nezr veya nezir” kelimesi, adak ya da hediye anlamlarında kullanılır. Mevlevîler birine hediye verecekleri zaman “Nezr-i Mevlânâ - Mevlânâ’nın Hediyesi” diye takdîm ederler. Böyle sunulan hediye reddedilmez, alınır. Mevlevîler, kimseden bir şey istemez, sadaka kabûl etmezler. Ancak dileyenler dergâha veya mensûblarına hediye verebilirler, “Nezr” veya “niyâz” denen bu bağışlar, Nezr-i Mevlânâ ...

Yazının Devamı

Müziğimiz Teksesli mi? (1)

Müzikle biraz olsun ilgili olup da "çok sesli müzik, teksesli müzik" deyimlerini duymamış olan herhalde yoktur. Zira insanımız bu deyimlerle ta ortaokul sıralarından itibaren tanıştırılır. 70 yıl boyunca ortaokul ve lise müzik kitaplarında öğretildiği şekliyle tek sesli müzik, adı üstünde tek sesli, ilkel, çağdışı alaturka müziktir (yani kendi müziğimiz). Çoksesli müzikse, adı üstünde çok sesli, gelişmiş, ç ...

Yazının Devamı

Semâ Töreni ve Mevlevî Âyinleri

Mûsikî tarihi, insanlık tarihi kadar eskidir. Bilim adamları insanların konuşmayı bilmedikleri devirde duygu ve düşüncelerini mûsikî ile anlattıklarını söylüyorlar. Mûsikînin dinden doğduğu düşüncesi de bugün mûsikî tarihçileri, felsefeciler ve sosyologlar tarafından benimsenmektedir. İlkel toplumlarda mûsikî bir ibâdet, insanları Yüce Yaratıcı’ya ulaştıran bir olgu, hatta Tanrı'nın insanlara bir lûtfu kabû ...

Yazının Devamı

Alaturka’nın Aslı

Sevgili okuyucular, Müziğimizin adının 'alaturka' olmadığını, ona bu adı alaturka kafalıların taktığını izaha çalıştığım ilk yazımda, bu sözün nereden çıktığını ve ilk defa kimler tarafından kullanıldığını gelecek yazıda açıklayacağımı söylemiştim. Şimdi onu yapıyorum. Müziği harp sanatında kullanan ilk uluslardanız. Tarihin tanıdığı ilk atalarımız olan Hunların, ikisi nefesli, dördü vurmalı olmak üzere alt ...

Yazının Devamı

Kültürümüzün Müziği Değil

Türk popu denen, Batı'da kopya edilen hemen herşey gibi, önüne 'Türk' kelimesi kondu mu halka bizimmiş gibi kabul ettirilebileceği sanılan bir eğlence müziği türüdür. Yüzyılımızın ilk çeyreğinde Celal Ince ve Fehmi Ege'nin tangolarıyla başlamış, Ilham Gencer ve Ayten Alpman'la önce Hafif Batı Müziği, sonra halka daha sempatik görünmek için Türkçe Sözlü Hafif Batı Müziği kılığına girmiş; nihayet Berkant, Kız ...

Yazının Devamı

Müzik Yalnız Ses Değildir

Müzik denildiğinde aklımıza hemen seslerin oluşturduğu kompozisyon gelir. Müziğin ses, sessizlik, insan, enstrüman vd. unsurlardan oluştuğunu unutmamalıyız. Müzik doğal olan ve olmayan tüm unsurları içinde barındırır. Son noktada müzik bir resim gibi somut olarak karşımızda durmaz. Resim tual ile bizim görselliğimize hitap eder. Müzik dinleme anında vardır. İcra bittiği an kulağımızdan, gözümüzden silinir g ...

Yazının Devamı

Özne Sorunsalı ve Müzik

Müzik bu güne gelinceye kadar sürecinde oldukça karmaşık bir yol izlemiştir. Bu sürecin insanlık tarihi ile paralellik göstermesi bizi şaşırtmamalı. Karmaşıklığın en önemli boyutu, müziğin tekniğinde kendini gösterir. Tüm kuramsal çatışmalar ve toplumsal dinamizm bu bu boyutun içinde gizlidir. Yaşamı şekillendirerek anlamlı kılmaya ve sanata dönüştürmeye çalışan plastik sanatların aksine müzik, insanlığın t ...

Yazının Devamı

Müzikbilim’den “Habersiz” Müzik Yazarları

Müzik ile ilgili her yazı, ilgi alanım olduğu için dikkatimi çeker. Müzik, önceleri benim için dinlenme-eğlenme aracı iken, şimdi; mesleğimin parçası, çalışmalarımın “nesnesi” haline geldi. Müzik yazıları da artık daha bir önem kazandı. Yazılan her yazı süreç içinde tarihe mal oluyor.  “iyi” olması, “kötü” olması dışında tarihi belge niteliği her müzik yazısını önemli kılıyor. Müzik bilimci bu nedenle tarih ...

Yazının Devamı

© 2013 - Mutriban.com, bir Semazen Yayın Grubu sitesidir. - Powered By Wordpress,

Scroll to top