‘Yazarlar’ Arşivi

MÜZİK BİLİM’DEN “HABERSİZ” MÜZİK YAZARLARI

Vural YILDIRIM, Yazarlar | Şubat 26, 2008 - Yorum »

Müzik ile ilgili her yazı, ilgi alanım olduğu için dikkatimi çeker. Müzik, önceleri benim için dinlenme-eğlenme aracı iken, şimdi; mesleğimin parçası, çalışmalarımın “nesnesi” haline geldi. Müzik yazıları da artık daha bir önem kazandı.

Yazılan her yazı süreç içinde tarihe mal oluyor.  “iyi” olması, “kötü” olması dışında tarihi belge niteliği her müzik yazısını önemli kılıyor. Müzik bilimci bu nedenle tarih konusunda hassas olmalıdır. Çünkü müziği müzisyenler yaparken, müzik tarihini müzik bilimciler yazmaktalar. Yazılar sonuçta literatürü oluşturarak  tarihin seyrine etki etmekteler. Devamını Oku »



MÜZİK VE MEKANSAL PARADİGMA

Vural YILDIRIM, Yazarlar | Şubat 26, 2008 - 1 Yorum »

Mekan ontolojik olarak her zaman kutsallığını korumuştur. Varlığın kendini ifade ederek aidiyet olgusu kazanması mekan ile mümkündür. Bu nedenle mekanın mitlerle, yaratılış hikayeleri ve kutsal metinlerle anlatımı söz konusudur. Her varlığın bir mekanı vardır. Burada varlık kendini kainatın tüm kötülüklerinden arındırmış olarak yaşar. Cennet, günahlardan arındırılmış en temel yerdir. Devamını Oku »



Plastik Sanatlar Ve Müzik

Vural YILDIRIM, Yazarlar | Şubat 26, 2008 - Yorum »

Sanat toplumun içinde birey tarafından üretilmesine rağmen, bireyin toplum tarafından kültürleşme süreciyle bilincinin kazanılması, sanatın aynı zamanda “anonim” özelliğini de göz önüne getirir ki bu bireyin ürettiği eserin tam olarak kendisine ait olmadığını da söylemek demektir. Bireyin ürettiği eserin kendisine ve topluma ait olması demek aynı zamanda herhangi bir sanat dalıyla da ilişkili olması demektir. Bir sanatı başka bir sanat dalından ayrı düşünmek doğru değildir.

Sanat asla toplumun çelişkilerini yansıtmayan bir görünümde değildir. Belki toplumun anlayamadığı şekilde ürünler veren sanatçılar olabilir ki bunu tırnak içinde kullanmak gerekir. Ama bu toplumun sanatçıyı dışlaması ya da sanatçının toplum dışında olması anlamına gelmez. Sanatçının görüş açısının farklı bir boyutta simgeselleşmesi anlamındadır. Devamını Oku »



MEVLÂNÂ VE MÛSİKÎ

Ahmet Şahin, Yazarlar | Şubat 6, 2008 - Yorum »


MEVLÂNÂ VE MÛSİKÎ


Âlemlerin rabbi yüce yaratanımız Allah’a (C.C.) hamd, efendimiz (S.A.V.) hazretlerine sonsuz salât ü selâmlar eder, Hz. Pîr Mevlânâ Celâlüddîn Rûmî’ye ve Şems Hazretlerine niyazlarımızı gönderir ve şefâatlerini dileriz.


Mevlevîlikte mûsikînin önemi hepimizce mâlumdur. Biz bu yazımızda bu mûsikînin yani Mevlevî Âyinleri’nin nasıl icrâ edildiğini anlatmayacağız. Zîrâ bu mevzû çokça yazılmıştır ve istenildiğinde rahatça ulaşılabilmektedir.

Devamını Oku »



Dinle Ney’den…

Timuçin ÇEVİKOĞLU, Yazarlar | Kasım 6, 2007 - 1 Yorum »

KLASİK TÜRK MÜZİĞİNİN ve TÜRK TASAVVUF MÜZİĞİNİN TEK NEFESLİ SAZI: NEY

Ney, Klâsik Türk Müziği’nin tek nefesli sazı ve Türk Tasavvuf Müziği’nin baş sazıdır. Bu sazın en eski adı olan veya nay, Sümerceden Farsçaya geçen bir sözcük olup, kamış, kargı anlamına gelir. Arap toplumunda üflemeli çalgıların hemen tümü için kullanılan, nefes borusu veya ses organı anlamındaki mizmâr sözcüğü de, az da olsa ney için kullanılmıştır. Türkçede ise hemen her zaman bu saza ney denmiştir. Ney, çeşitli Avrupa ülkelerinde ise benzer adlarla (örneğin Romanyada naiu adıyla) anılmıştır. Farsça, çalan, icrâ eden anlamına gelen -zeden sözcük eki ile takılanarak oluşturulan neyzeden, zamanla bozularak, ney icrâcısı anlamında günümüzde de kullanılan neyzene dönüşmüştür. Arapça kurallarına göre oluşturulan nâyî sözcüğü de neyzen yerine kullanılagelmiştir. Devamını Oku »



Türk Müziği’nin Yapısal Dönüşümü Üzerine

Vural YILDIRIM, Yazarlar | Kasım 6, 2007 - Yorum »

Müzikal kimlik dediğimizde aklımıza, bireyin ya da toplumun sevdiği, icra ettiği müzik türü gelir. Müziğin tek boyuta indirgenen bu perspektifi, Müzik Biliminin[1] gelişimi ile genişlemiştir.

Müzik toplum bağlamlı, sosyo-kültürel fenomendir. Kültürel kimlik direkt İnceleneceği gibi, bir ögesinden yola çıkılarak ta ele alınabilir. Kimlik[2], kendimizi ait hissettiğimiz grubun içinde tanımlanmamızdır. Müziğin tanımlanması, anlamlandırılması bize toplumun kültürel yapısı hakkında bilgi verir. Bu nedenle müziği incelemek, toplumu incelemek anlamı taşır.

Müziğin bugüne gelinceye kadar geçirdiği evreler, aynı zamanda kültürel yapının değişikliği hakkında bilgilenmemizi sağlar. Kültür durağan değil,  değişen, gelişen hatta yaşayan[3] dinamik bir süreçtir. Devamını Oku »



“Alaturka” Türk Mûsikisinin Adı Değildir

Cinuçen TANRIKORUR, Yazarlar | Ağustos 16, 2007 - 5 Yorum »

Sevgili AKSIYON okuyucuları;
Bu ilk yazımızda sizlere müzikli bir merhaba demek, benim için gerçek bir gurur vesilesi. Ama merhabamız “müzik”li mi, yoksa “mûsikî”li mi olacak? Ilk yazımızda, arzu ederseniz güzel sanatların en tatlısı olan bu meşgalenin adı üzerinde konuşalım biraz. Müzisyen veya müzik meraklısı olup da —yahut sadece tesadüfle— mesela Meydan—Larousse Ansiklopedisi’nde bu kelimeye rastlamışsanız, Devamını Oku »



Sufi Müziği Kavvali Müziği

Vural YILDIRIM, Yazarlar | Ağustos 10, 2007 - Yorum »

“Her şeye inanıyorsanız,
hiçbir şeye inanmıyorsunuz demektir.”
Sufi sözü

Genel müzik bilimi anlamında müzikoloji, yaklaşık yüz yıldır bilimsel yöntemlerle müziği incelemektedir. Müzikoloji, tüm müzik türleri ve biçimlerinde, profesyonel ve amatör müzik etkinliklerinin üretimi, icrası, dağıtımı ve tüketimi alanlarındaki müzik kültürü süreçleri ve sonuçlarını araştırır, müzik kültürü içindeki işlevsel ve yapısal yasallıkları ortaya çıkarmayı dener, müziğin niteliği için önerilerde bulunur. Müzikolojinin elde ettiği sonuçların, müzik ile din, töre, mitoloji, gelenek vb. toplumsal kurumlarla arasındaki etkileşimi inceleyen müzik sosyolojisi için de zemin hazırlar. Mme de Staël, edebiyat ile din, gelenek, görenek, yasalar arasındaki karşılıklı etkileşimi incelemekle1 edebiyat sosyolojisinin öncüsü olmuştur. Aynı etkileşiminin edebiyat yerine müziğin konulmasıyla araştırılmasının müzik sosyolojisini ortaya konacağı, kendiliğinden anlaşılırdır. Müzikoloji, müziğe yönelik bilim disiplinlerinin genel adı olmasına rağmen, yöntem açısından etnomüzikoloji’den ayrılır2. Son yıllarda bu iki disiplin Müzik Bilimleri diye kullanılmaya başlamıştır. Ayrıca bu disiplinin alt dalları olarak, müzik sosyolojisi, müzik psikolojisi, müzik terapi vb. söylenebilir. Devamını Oku »