Nevâ Mevlevî Âyini

< Âyin-i Şerîfler

1. Selam

Ey tecelligâhı canem ruyi tü
Vey dilem râ meyli külli suyi tü

Sad hezarân canü dil âvihte
Didem ey dilber ziyektâ muyi tü

Hurşidi sipihri lâkemkânı dilimast
Keyhûsrevü milki dili canı dilimast

Ta der dili mâ aşkı tü menzil kerdest
Serçeşme-i âbi zindegâni dilimast

Aferin ey mahı rû ber canı tü
Ber cemali bî hadü pâyânitü

Tuti-i cânem bişûd hayranü zâr
Zan şeker handi lebi handani tü

Ey ruyi tü nevbaharı handan
Ahsente zehi nigârı handan

Ey şehri cihan harab bitü
Ey hüsrevü şehri yarı handan

2. Selam

Ey şâh-i şehr-i akl ü cân! Ber taht-i dil hâkân tuyî
Ender zemîn u âsumân sultân-ı sultânân tuyî
Der cân-i mâ cânân tuyî, der kân-i mâ nîz kân tuyî
Cennet tuyî, şerbet tuyî
Bâ âşık ez dunyâ megû vez milket-i ukbâ megû
Cuz hasret-i Mevlâ megû, mîgu ki în u ân tuyî

Ey akıl ve can şehrinin şahı!
Sensin gönül tahtındaki hakan.
Yerde, gökte sultanların sultanı sensin.
Canımızda canan sensin, madenimizdeki maden sensin.
Cennet sensin, şerbet sensin.
Söz etme aşığa dünyadan, ahiret mülkünden.
Anma Allah’tan başkasını.
De ki: Bu da, o da sensin.

3. Selam

Âşıkân der kûy-i cânân esselâ
Sûy-i an hurşîd-i tâbân esselâ
Şems-i Tebrîzî zi bâlâ-yi felek
Her zemânî mîkeşed hân esselâ

Aşıklar, haydi cananın yurduna.
Haydi o parlak güneşe.
Şems-i Tebrîzî felekten her zaman
Kuruyor sofrasını, haydi.

Ey ki hezâr âferîn, bu nice sultân olur
Kulu olan kişiler hüsrev ü hâkân olur
Her ki bugün Veled’e inanuben yüz süre
Yoksul ise bay olur, bay ise sultan olur

Ey binlerce varı, yaratan, bu nasıl bir sultandır ki,
onun kulu olan kişiler, padişahlar padişahı olmada, şahlara buyruk yürütmede.
Bugün Veled’e inanarak ona, onun kapısına yüz süren kişi,
yoksulsa zengin oluyor, zenginse sultan kesiliyor.

Der bâğ-i cemâlî, sanemâ, çun gul-i ra’nâ
Der çeşm çu nûrî yu çu cân der heme a’zâ
Men bulbul-i gulzârem u der dâm-i tu zârem
Ez çîst aceb bâ tu merâ in heme sevdâ

Ey güzel! O güzel gül gibi cemal bahçesinden
Gözde nur, hur uzuvda cansın.
Ben gül bahçesinin bülbülüyüm, senin tuzağında inliyorum.
Neden acep sana bu kadar sevdalıyım?

Ez rûy-i tu kıble-i cihân u dil-i men
Van der du cihân emn u emân-i dil-i men
Hem cân u tenî vu hem tu cân-i dil-i men
Ey gevher-i deryâ-yi nihân-i dil-i men

Yüzün cihanın ve gönlümün kıblesi.
İki cihanda da gönlümün emniyeti.
Hem cansın, hem beden, hem gönlümün canı.
Ey gönlümün gizli denizindeki cevher!

Tu mâhî acîbî ki mislî nedârî
Beher cilve cânâ der âteş sipârî
Bezulfeyn-i ebrû, be çeşmân-i âhû
Pey-i dilrubâî çu şîrî şikârî

Eşi benzeri bulunmaz bir aysın sen.
Ey can! Her cilvende ateşe atarsın beni sen.
Kaşlarınla, âhu gözlerinle gönül çalmakta
Avcı arslan gibisin sen.

Meh u hûr gulâmet, zebûn geşt u râmet
Du âlem bedâmet, çe zîbâ nigârî
Nazîret nedîdem, ne ez kes şenîdem
Dil u din burdî, çe eyyâr yârî
Veled râ çe bâşed şehâ ger zi rahmet
Zi silk-i gulâmân-i hîşet şumârî

Ay ve güneş kölen olmuş, boyun eğmiş sana.
İki âlem tuzağında; ne güzel sevgilisin sen.
Ne gördüm benzerini, ne duydum birinden.
Gönlümü, dinimi aldın benden, ne ayyar yârsin sen.
Ey şah; merhamet edip Veled’i de
kölelerinden saysan n’olur sanki sen.

Farsça Güftesi

(1)
ای شاه شهر عقل و جان بر تخت دل خاقان تويی
اندر زمين و آسمان سلطان سلطانان تويی
در جان ما جانان تويی در کان ما نيز کان تويی
جنّت تويی شربت تويی
با عاشق از دنيا مگو وز ملکت عقبی مگو
جز حسرت مولا مگو، می گو که اين و آن تويی

(2)
عاشقشان در کوی جانان الصّلا
سوی آن خورشيد تابان الصّلا
شمس تبريزی ز بالای فلک
هر زمانی می کشد هان الصّلا

(4)
در باغ جمالی صنما چون گل رعنا
در چشم چو نوری و چو جان در همه اعضا
من بلبل گلزارم و در دام تو زارم
از چيست عجب با تو مرا اين همه سودا

(5)
از روی تو قبلة جهان و دل من
واندر دو جهان امن و امان دل من
هم جان و تنی و هم تو جان دل من
ای گوهر دريای نهان دل من

(6)
تو ماهی عجيبی که مثلی نداری
به هر جلوه جانا در آتش سپاری
به زلفين ابرو به چشمان آهو
پی دلربايی چو شيری شکاری

(7)
مه و خور غلامت زبون گشت و رامت
دو عالم به دامت چه زيبا نگاری
نظيرت نديدم نه از کس شنيدم
دل و دين بردی چه عيّار ياری
ولد را چه باشد شها گر ز رحمت
ز سلک غلامان خويشت شمار

DOSYALAR

Neva Mevlevi Ayin-i Şerif'i Downloads: 71 times