Archive for Mayıs, 2009

Sevgili AKSIYON okuyucuları;
Bu ilk yazımızda sizlere müzikli bir merhaba demek, benim için gerçek bir gurur vesilesi. Ama merhabamız “müzik”li mi, yoksa “mûsikî”li mi olacak? Ilk yazımızda, arzu ederseniz güzel sanatların en tatlısı olan bu meşgalenin adı üzerinde konuşalım biraz. Müzisyen veya müzik meraklısı olup da —yahut sadece tesadüfle— mesela Meydan—Larousse Ansiklopedisi’nde bu kelimeye rastlamışsanız, Devamını Oku »

“Her şeye inanıyorsanız,
hiçbir şeye inanmıyorsunuz demektir.”
Sufi sözü

Genel müzik bilimi anlamında müzikoloji, yaklaşık yüz yıldır bilimsel yöntemlerle müziği incelemektedir. Müzikoloji, tüm müzik türleri ve biçimlerinde, profesyonel ve amatör müzik etkinliklerinin üretimi, icrası, dağıtımı ve tüketimi alanlarındaki müzik kültürü süreçleri ve sonuçlarını araştırır, müzik kültürü içindeki işlevsel ve yapısal yasallıkları ortaya çıkarmayı dener, müziğin niteliği için önerilerde bulunur. Müzikolojinin elde ettiği sonuçların, müzik ile din, töre, mitoloji, gelenek vb. toplumsal kurumlarla arasındaki etkileşimi inceleyen müzik sosyolojisi için de zemin hazırlar. Mme de Staël, edebiyat ile din, gelenek, görenek, yasalar arasındaki karşılıklı etkileşimi incelemekle1 edebiyat sosyolojisinin öncüsü olmuştur. Aynı etkileşiminin edebiyat yerine müziğin konulmasıyla araştırılmasının müzik sosyolojisini ortaya konacağı, kendiliğinden anlaşılırdır. Devamını Oku »

- Solistliğinizin yanında ayrıca neyzensiniz, neden ney enstrümanını tercih ettiniz?

Neyzenliğim solistliğimden çok öncedir. Rahmetli dedem köyümüzün imamı idi. Küçüklüğümden beri hep caminin içindeydim. Dedem Hayrullah Efendi bana bu yaşlarda kamıştan, küçük küçük neyler yapar ve üflemeyi öğretirdi. Aynı yıllarda Ramazan aylarında ve perşembe akşamları TRT Ankara Radyosu’da yayınlanan Tasavvuf Müziği programlarını asla kaçırmazdım. Niyazi Sayın ve Aka Gündüz’ün ney taksimleri ve enstrümantal eserleri dinlerdim. Ney sesine gerçekten aşıktım. İlkokul sonrası hafızlığa başlayınca Amasya‘da üstad neyzen Osman Yıldız ile tanıştım ve dersler aldım. Yıl 1983-84. Tercih etmemin sebebi herhalde Tasavvuf Müziği’ne olan sevdam olsa gerek. Devamını Oku »

Geçtiğimiz temmuz ayında, vefâtının 5. yıldönümünü saygı ve özlemle andığımız merhûm Cinuçen Tanrıkorur’a atıfta bulunmak amacı ile “Biraz da Müzik” diyerek kolları sıvayalım istedik. Rahmetli Cinuçen, ancak peygamberin Allâh’ına sadâkat, şevk ve muhabbet bağı beslediği gibi, bu mûsikîye herşeyini vermiş bir mûsikî velîsi idi. Kendisini mûsikîşinas hisseden yeni nesilin, hatta gelecek nesillerin bile rahmetliye hesap vermeleri gereklidir. Evet, nasıl bugün her doğan bilmem kaç bin para borç ile doğuyorsa bu topraklarda, aynı şekilde Dede Efendi’den, Cemil Bey’e; Rauf Yektâ Bey’den Cinuçen Tanrıkorur’a da külfetli bir borç içinde doğar. Borçlarımızı ödemenin yolları vardır, ancak önce kime ve neden borçlu olduğumuzun bilincine varmamız gerekiyor. Devamını Oku »

English Instructions      

Bağış      

Mutriban.com Facebook Grubu