Archive for Mayıs, 2009

Mevlevîlikte, “nezr veya nezir” kelimesi, adak ya da hediye anlamlarında kullanılır. Mevlevîler birine hediye verecekleri zaman “Nezr-i Mevlânâ – Mevlânâ’nın Hediyesi” diye takdîm ederler. Böyle sunulan hediye reddedilmez, alınır.

Mevlevîler, kimseden bir şey istemez, sadaka kabûl etmezler. Ancak dileyenler dergâha veya mensûblarına hediye verebilirler, “Nezr” veya “niyâz” denen bu bağışlar, Nezr-i Mevlânâ yani dokuz, on sekiz veya dokuzun diğer katları (9, 18, 27, 36, 45, 54, 63, 72, 81, 90, 99, 108, 117…) miktarınca olurdu. Bu katları ifâde eden rakamların kendi iç toplamlarının, birbirleriyle toplamlarının, çarpımlarının veya çarpımlarının katları ile onların iç toplamlarının da her zaman 9 rakamını verdiği dikkate değerdir. Diğer yandan bütün sayılar, 0’ dan 9’ a kadar büyüyerek giden on temel sayıdan oluşur ki, Nezr-i Mevlânâ olan 9, bunların en büyüğüdür. Devamını Oku »

TRT Kurumu, yayın ve programlarının yanı sıra bir konservatuar gibi akademik çalışmalara da imza atmak amacıyla, Türk Sanat Müziği dalındaki bir çok kaynağı aslına uygun ve en iyi bir şekilde değerlendirmek, bu müziğe emeği geçmiş musiki üstatlarının geçmişe ve günümüze ait ses ve nota arşivlerini kamuoyunun istifadesine sunmak düşüncesinden hareketle ve ayrıca profesyonel ve amatör ses ve saz sanatçılarının ihtiyaçlarına cevap vermek ve akademisyenlere yardımcı olmak amacıyla, aylık periyotlar halinde, “Notalarıyla Klasik Eserler“, Notalarıyla Tasavvuf eserleri“, “Notalarıyla Sevilen eserler” ve “Notalarıyla Yeni Eserler” adları ile fasiküller çıkartmayı planlamıştır.

Müzikle biraz olsun ilgili olup da “çok sesli müzik, teksesli müzik” deyimlerini duymamış olan herhalde yoktur. Zira insanımız bu deyimlerle ta ortaokul sıralarından itibaren tanıştırılır. 70 yıl boyunca ortaokul ve lise müzik kitaplarında öğretildiği şekliyle tek sesli müzik, adı üstünde tek sesli, ilkel, çağdışı alaturka müziktir (yani kendi müziğimiz).

Çoksesli müzikse, adı üstünde çok sesli, gelişmiş, çağdaş ve evrensel “klâsik müzik”tir. Şu klâsik müzik sözü ne zaman geçse, “Siz klâsik müzik sever misiniz?” diye soranları, “Hangisini kastediyorsunuz, bizim klâsik müziğimizi mi, Batınınkini mi” sorusuyla şaşkına çevirdiğimi keyifle hatırlarım. “Eııı, tabiî Batı klâsik müziği” diye düzeltmek zorunda kalan bu yarı cahillerin aklına, bizim de bir klâsik müziğimizin olduğu hiç gelmez çünkü. Neyse gelelim konumuza. Nedir şu teksesli/çoksesli meselesi? Ve nasıl bir ilgisi vardır çağdaş ya da çağgerisi olmayla? Devamını Oku »

Mûsikî tarihi, insanlık tarihi kadar eskidir. Bilim adamları insanların konuşmayı bilmedikleri devirde duygu ve düşüncelerini mûsikî ile anlattıklarını söylüyorlar. Mûsikînin dinden doğduğu düşüncesi de bugün mûsikî tarihçileri, felsefeciler ve sosyologlar tarafından benimsenmektedir.

İlkel toplumlarda mûsikî bir ibâdet, insanları Yüce Yaratıcı’ya ulaştıran bir olgu, hatta Tanrı’nın insanlara bir lûtfu kabûl edilirdi.

Totemizm, Şamanizm, Animizm gibi dinlerde mûsikînin önemli rolü vardı. Bu dinlerin etkisindeki toplumlarda müzisyenler aynı zamanda din adamlarıydılar. İslâmiyet’i kabûlden önce atalarımızın dini olan Şamanizm’de “kam”, “baksı” ya da “şaman” denen din adamları ellerindeki çalgı ile çalıp söyleyerek dînî mesajlarını iletirlerdi. İslâmiyet de bu sanatın karşısında olmamıştır. Ancak her olgu gibi mûsikînin de iyi ve doğru yolda; iyi ve doğru duyguları hissettirip, ortaya çıkaracak şekilde kullanılması istenmiştir. Devamını Oku »

Etkinlik: Seminer
Yer: Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi (İstiklâl Caddesi Şahkulu Bostanı Sokak No: 8 – Tünel, Beyoğlu-İSTANBUL)
Tarih: 16 Mayıs 2009 Cumartesi Saat: 16:00
Düzenleyen: Mehmet Güntekin

Etkinlik ücretsizdir.

Türk Müziği Atölyesi, farklı farklı mesleklerin ve eğitim süreçlerinin mensubu olan İstanbulluların hayatında eksikliği daima hissedilen ve dile getirilen, “kendi klasik müziğimizin anlamları” konusunu ele alacak. Atölye çalışması, klasik müziğimizin seçme konularıyla ilgili müzik örneklerinin arşiv kayıtlarından dinletilmesi ve görsel malzemelerin sunumuyla desteklenecek.

Müziğin, “besteci”, “icracı” ve “dinleyici” üçlemesinin oluşturduğu bir sacayağının üzerinde varlığını ortaya koyan bir sanat olduğu biliniyor. Nitelikli müziğin, olması gerektiği biçimde algılanabilmesi ve anlaşılabilmesi, insanın entelektüel altyapısının oluşumu açısından vazgeçilmezlerden biri. Devamını Oku »

Sayın Mutriban.COM üyeleri,
Muhterem üstâdımız Neyzen Kudsi Erguner‘in mûsikîseverler ile buluşacak olan iki adet yeni albümünün müjdesini vermekten onur duyarız. Yapım aşaması tamamlanmak üzere olan bu albümlerde yer alacak olan iki adet eseri ilk defa Mutriban.COM ziyaretçilerinin istifâdesine sunmaktayız.

Kudsi Erguner – Uşşak Edite
Kudsi Erguner – Fuge

Başta Sayın hocamız Neyzen Kudsi Erguner‘e müsâdeleri için ve bu kayıtları bize ulaştıran Sayın Neyzen Özcan ÜNSAL Beyefendi’ye kalbî şükrânlarımızı sunarız. Yeni albümlerin hayırlara vesîle olmasını temenni ederiz.

Neyzen Serkan Kamacı ve Udi Bekir Şahin Baloğlu, Dede Efendi evinde Saz’u Muhhabbet adlı bir saz eserleri konseri verecek.

Saz-u Muhabbet Saz Eserleri Konseri

Tarih: 23 Mayıs 2009 Cumartesi
Saat: 14:00
Yer: Dede Efendi Evi Cankurtaran Mah. Sultanahmet / İSTANBUL

Ney: Serkan Kamacı
Ud: Bekir Şahin Baloğlu

Türk Edebiyatı Vakfı’nın bu haftaki ‘Çarşamba Sohbeti’nde, Tamburî Necdet Yaşar, ‘Anılar ve Dostlar’ başlığı altında yakın geçmişimize ışık tutan bir konuşma yapacak.

Yahya Kemal’in Tamburî Cemil’e benzeterek “Bizim küçük Cemil’imiz” diye iltifat ettiği Necdet Yaşar’ın sohbeti, yarın 17.00′de (13.05.2009) Kubbealtı Vakfı’nda başlayacaktır.

Kıymetli üyelerimiz ve ziyaretçilerimiz,

Uzun bir süredir, yüksek kültürümüzün ifâdesi olan Klasik Türk ve Tasavvuf Mûsikîsi alanında istifâde edebilmeniz için hizmet veriyoruz. Hizmete olan çabamız takdirinizle birlikte geleneğimizi koruma ve sonraki nesillere aktarabilme olarak da devam etmektedir.

Yeni bir yüz ile Merhaba dememiz, mûsikîmizin “eskimeyen” vasfına istinâden gerçekleşmektedir. Daha kullanışlı ve katılımlı bir mekân olarak düşündüğümüz yeni sitemizde, birkaç eksiği dışında mevcut olan bütün bilgilere ulaşabilirsiniz.

Ayrıntılarda birçok yenilik barındırmakla birlikte en belirgin yenilik artık Forum sahibi de olmamız. Mûsikîmiz üzerine fikir ve bilgi alışverişinde bulunabileceğiniz forum, imkân dahilinde en kolay kullanılacak biçimde mevcuttur.

Bu yeni dönemimizde, sık sık sizlerle görüş alışverişinde bulunmayı ve daha etkin bir süreç oluşturmayı amaç edinmekteyiz. Elinizden gelebilecek her türlü desteği ve görüşü değerlendireceğimizi biliniz.

Hz. Mevlânâ’nın sikkesi altında hizmet etme cüretine sahip görünüyor olsak da, hakîkâtte sadece ona, mâşuku Resûlullâh’a ve bu muhabbeti yaratan, sahibi Allâh’a, kulluk vasfından başka bir isme dayanmadan lâyık olmak için “ne yapabiliriz”in neticesi olarak âyan olmaktayız. Biz, bizden evvelki üstadlarımızın bu mûsikî deryasına olan katkılarına kıyasla gerçekte katre kadar bile söz sahibi değiliz. Söz sahibi olanlara feyz ve güven verebilirsek, amacımızı da gerçekleştirmiş oluruz.

Sitemiz bu yeni yüzü ile daha aktif ve güncel olmaya gayretle devam edecektir.

Takdir sizden, Tevfik Allah’tandır.

Mutriban.COM

Foruma Git - (17) Mesaj

Kültür ve Turizm Bakanlığı Konya Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu’nun Mayıs Ayı Türk Müziği konserinde  “Hacı Sâdullah Ağa ve Tanbûrî İzak’ın Şedaraban Faslı & Tasavvuf Müziği” icra edildi.

Mevlana Kültür Merkezi Sultan Veled Salonu’nda düzenlenen ve Hz. Mevlana Torunlarından Esin Çelebi Bayru’nunda katıldığı konser sanatseverler tarafından da ilgi ile izlendi..

Devamını Oku »

English Instructions      

Bağış      

Mutriban.com Facebook Grubu